1 Eylül 2010 Çarşamba

Demokrasi

0. BAŞLARKEN:

ADN çalışmalarının düşünselliği hak ve rasyonel bir yönetselliği anlatmayı esas almıştır. Toplum örgütlenmesi ve bilimsel açılımlar kuantum düşünselliği bereketine dayandırılarak önemsenmiştir. Şimdi artık “demokrasi” hakkında detaylı bir çalışma yapılabilir. Neden yapılması gerekiyor? Zira anlayış modunda tarih yönetsel becerinin insanlığa kazandırılması aşamalarına tanıklık yapmıştır. Yakın Çağ eğitilen insanın ihtisasında yaşamsallığı ön plana çıkarmayı başarmıştır. Şimdi Tevratta dediği gibi herkesin peygamber olmayı başardığı bir dünyayı hayal edebiliriz. Bu bize hem eğitimi hem de yaşam duruşunu açıkladığımız durumda söz sahibi olmamıza olanak sağlayabilir.

Dünya cennette olsa yaşamsallığın gerçekleriyle senkronize olmaktan başka çaremiz olmadığını anlamamız gerekiyor. Demokrasi bir ot değil ki yetiştiresiniz. Dolayısıyla teknoloji – eğitim – refah olgularında anlamlı bir organizasyon mantalitesi olması gerekiyor. İşte demokrasi bu anlamda organizasyon olgularından karar vermeye varolan ve yaşayacak olan düşünselliği açıklamaya çalışacaktır.

1. YÖNETİM GERÇEKLERİ:

İlk toplumsal dizaynı Hazreti İdris yapmıştır. Bu tarım ekonomisi olgularının ilkel üretkenlik bazında örgütsel tasarımıdır. Bu tasarım rahip eğitselliği altında eğitimli bir kesimi yönetimde önemli yapmıştır. Askerler kurulan düzenin çalışması için gereklidir. Köylüler de toprağı örgütlenerek işleyecekler, hayvan yetiştirecekler ve böylece halk işlevsel anlamda üretken ve tüketimde gerçekçi bir model içinde var olacaklardır.

XVIII yy da Sanayi toplumu şartları realize olurken halkın emek paydasında örgütsel bir oluşum realize ettiğini 20 yy da da özellikle gelişmiş devletlerin eğitimli teknolojik anlamda ileri teknoloji üreten ve yöneten bir yapılanma oluşmuştur. Bu dönem emperyal duruştan esinlenerek dünyanın ekonomik yapılanmasını da örgütlemiştir. Ancak gerçekler ve gelişmeler insanlığın Altın Çağ performansını realize etme aşamasına getirmiştir. O halde toplum örgütlenme mantalitesi rasyonalitesi içinde çok daha anlamlı bir yönetim açıklamasına ihtiyaç olmaktadır.

Dünya üç kutup işlevselliğinde performans duyarlılıkları bazında anlaşılır bir rekabeti muhafaza edecektir. Bir tekamül ve muhafazakar olguların yaşayabilmesi bakımından önemli görülmelidir.

Yakın Çağın birikimi ihtisas kurumları, üretim yapılanması, tüketim örgütleri, eğitim yönlendirmeleri gibi bir çok konuda sektörler oluşmasını sağlamıştır. Teknolojiyi hayatla bütünleştiren açılımlar yaşam kurgusunun gelişme ve yenilenme trentlerini etkilemiştir. Bizim demokrasi kapsamında öngördüğümüz hususlar hem bugünü hem de Altın Çağ kurgusundaki gerçekleri göstermeye çalışmaktır. İşte bu nedenle yönetim gerçekleri bazındaki hususları anlaşılır kılarak yönetselliğe bir bütün mantık katmayı istemekteyiz.

Demokrasi yönetsel düzenin tercihler kriteryasına uygun olarak tanımlanırsa insanları kabul ve etki unsurları daha anlaşılır ve anlamlı olabilecektir.

a. Güç Odakları Realitesi:

Kapital düşünselliğin ana hareketini sermaye sağlamaktadır. Bu sermayeyi devlet çürütürken özel sektör kendisinin reaksiyoner disiplini nedeniyle rasyonel işletebilmektedir. Bu gerçeklik ışığında devletin desteklediği insan gücü – yatırım sektörleri yönetsel beceride gelişen ve yenilenen bir canlılığı gerçekleştirebilmektedir.

Toprak sahipliği, ihtisas belirginliği, sermaye yönetimi olguları bugüne sürüklenirken hep paylaşma disiplin altında senkronize olmuştur. Bu oluşuma biz karşı çıkmamaktayız. Bunun gizlilik çerçevesinde realizesi de bizi ilgilendirmiyor. Devletin halkın faydasına olan yönetselliği anlaşılır bulmaktayız.

İnsanların siyasi oluşumlarla kendileri itibar ve çıkar düşünselliği belki de umut perspektifinde kabul edilebilir hususlar olmaktadır. Tarikatların insanlar arası bir güç oluşum perspektifi yaratmaları da anlaşılabilir yaklaşımlardandır. Kurumların kendi diplomasilerini yaratmasını teşvik etmemiz ve bunların performans duyarlılıklarını anlamalarını da düşünülmesi gereken hususlar içinde görmekteyiz.

Sivil toplum örgütleri de güçlenip doğa-teknoloji-ihtisas realitesinde varlık oluşturmalarının da yanındayız. Bunlar toplumun reel dinamikleri olarak zamanla sistem üzerinde faydalı etkiler oluşturarak halkın çıkarlarıyla bütünleşen oluşumları başlattığın inanmaktayız.

Sosyolojik olguları anlaşılır kılarak politik hususları yönetmekte önemlidir. Dolayısıyla insanların tekamül ve duruş gerçekleriyle bütünleşen hususları anlamlı bularak bunları rasyonel hareket bileşkelerine kavuşturmak istemekteyiz. Siyasi hareketlerin mantığını kurarken insanların ırk-sınıf gibi surreal yapılarına değil her insanın kendine umut ve gelecek görebildiği realiteleri anlaşılır kılmak istemekteyiz.

b. Kapitalizm Birikimi:

Biz genel anlamda zengini soysuz bilmeyiz. Ama zengin olmak için soysuz olmayı yol
olarak ta görmeyiz. Kapitalizmin kurgusunda yer alan özel sektör veçhesini rasyonel duruşa yardımcı olduğu için desteklemekteyiz. Bu her ne kadar sınıf önemsemeyen bir tabiatı ortaya koysa da toplum işlevselliğinde çalışkanlığın ve özverinin ödülünü zenginlik olarak görürüz. Bu veçheden bakınca zaman içinde profesyonelleşen bir burjuva olgusunu desteklemekteyiz. Önemli olan rasyonalitedir. Böyle olması içinde devletlerin bu oluşları mantıklı kurgulaması gerektiğine inanmaktayız.

Bu durumda müteşebbis olmayı teşvik ederken ihtisası da önemsediğimizi vurgulamak isteriz. İnsan sömürüsü değil ama adil bir örgütsel realiteyi desteklemek gerektiği ortadadır. Bunun nedeni ekonomik ve sosyolojik kurgunun hak ediş olgusuna ve rasyonaliteye aynı özenle bağlı olmasını istememizdir.

c. İhtisas Realitesi:

Eğitim ve ihtisas iki olumlu veçhedir. İhtisas hem bireysel teknoloji-iktisadi duruş hem de kurumsal realiteyi anlatmak üzere kullanılmaktadır. Bilim temel yönüyle eğitim ve araştırma merkezlerinin yönlendirici düşünselliği olmakla beraber ihtisas o müstakil sahanın kifayetini resmetmektedir. İhtisas tekamülünde bir ana unsuru olmakta ve böylece bireyin toplum içindeki sosyal duruşuna ahenk vermektedir.

Yakın bir gelecekte eğitim ve organizasyon problemleri realize oldukça ihtisaslaşmamış hiç kimse kalmayacaktır. Böylece ihtisasın derinliği ile hak ediş açısından bir denge bir motivasyon oluşumu gerekecektir. Hayatın herkese açık bilim kurgusunda nasibini alabilen herkes kendi ihtisas derinliğini kovaladıkça hem bireysel hem de toplumsal tekamül ortaya çıkacaktır.

d. Örgütlenme Realitesi Perspektifi:

Bilgi çağı perspektifi altında her bireyin bir çalışma sahası olması ve bu sahada bir ihtisas oluşturması beklenmektedir. Bunu sağlayacak örgünün özellikle eğitim sistemiyle destekleneceği aşikardır. Aynı zamanda internetle entegre olmuş bir yaşantı tesis edilmesi mümkündür. Bugünkü durumda bu merkezli oluşumu sağlamaktadır.

Örgütlenme gerçekleri altında hem kurumsal hem de ihtisas bağlamında insanların birbirlerinden haberdar olmaları mümkün hale gelmiştir. Böylece örgütlenme bazında fikirleri paylaşmak ve bunun sonucu olarak yönetim perspektifinde kapsamlı bir görüş olgunluğu sağlamak mümkün hale gelmektedir. Demek ki geleceğe yönelik faydalardan hiç şüphesiz biri insanların daha kapsamlı fikir mütalaaları yapabilir duruma gelmeleridir. Bunu işlemek ve örgütsel yapılanmada dinamikler haline getirmek bence demokrasiye önemli bir hizmet olacaktır.

e. Sosyal Yaklaşım Realitesi:

İnsanların; siyasi partilerinde anlam kazanmasıyla daha mantıklı ve tutarlı bir disiplin oluşturmaları organize oluş gerçeklerini fizyolojik güdülerden arındırarak sosyolojik güdülere yöneltmeleri beklenmelidir. Böylece insanlar toplumsal olgulara zaman ve böylece dikkat ayırma şansları artacaktır. Dikkat verildikçe görülecektir ki her insan gerek siyasi olgulara gerekse toplumsal davranış tutarlılıklarına daha kendilerini yakın hissedeceklerdir. Bu oluşum gerçek demokrasi olgularını canlandırma ihtiyacını zorunlu hale getirecektir. Aslında demokrasi mantalitesi bir ihtiyaç örgütlenmesi olarak kendini kendisi realize edecektir.

İnsanlar organizasyon olgularıyla kendi duruş etkinliklerini daha anlamlı buldukça siyaset ve sosyal oluşumların hareketlenmesi teşvik edilmeli ve böylece sosyal anlamda kaynaşma olması yönetilmelidir.

f. Dernek – Tarikat Gerçeklemeleri:

İnsanları ilgileri perspektifinde tarihten gelen yaklaşımlarla başlayan bu yapılanmanın Altın Çağ yorumuyla etkilenen bir geleceği düşünebiliriz. Dolayısıyla insanlar bugüne sürüklenen zihniyetlerinden hareketle geleceği algılayacaklar ve kaynaşma perspektiflerini anlaşılır yapacaklardır. Yanlışları ve beğenilmeyenleri ayıklamak yeniden yorumlama gerçeğini ve böylece daha anlamlı bereketi oluşturacaktır.

Biz insanlara kendilerini daha kolay anlayabilecekleri bir veche oluşturmaktan başka bir şey yapmadık. Yönetsel dinamikler ve bunların bilimle desteklenmesini sağlayacak ortamı hazırladık. Bu çalışmalardan ilim veya sıradan olan her insanın faydalanabileceği çok şeyler bulunmaktadır.

Unutmamak gerekir ki hayata ünsiyet kendi duruşunu yaratmakla daha kolay sağlanır. Böylece farklı olmayı başarabilir ve kendi doğruluk özünü daha kolay tesis edebilirsiniz.

g. Siyasi Konjonktür Dinamikleri:

Siyaset aslında toplumun gelişim parametrelerini yaratan önemli bir oluşumdur. İnsanlar yenilenmeyi ve tekamülü bu dayanakla beslerler ve oluştururlar. Siyaset geleceği yönetme sanatı olarak görülmelidir. Gelecek zenginlik, refah ve umut taşır. Böylece halkın gelişim perspektifini yaşama dönüştürür.

Demokrasi kurallar, detaylar ve yeniliklerle teşekkül eder. İnsanların benimseme özellikleri karşılanarak düşünsel bir anlayışın hareketlenmesi sağlanır. Tez – anti tez duruşu insan aklının yeteneklerini gösterir. İnsanlık rasyonel oluşları daha çabuk benimser. Bu da insanlığın sürekli gelişim parametresinin oluşmasını sağlar.

Konjonktür insan hayal gücünün odaklanmasını sağlayan kabullerle meydana gelir. Değişkenliği kadar yapılanma şartlarıyla da ilişkilidir. Bu insanlığa bir gelişim mantığı katar. Unutmamak gerekir ki üretim – tüketim – kalite duruşları hep canlılığın kontrolü anlamını taşır. Bu canlılığı insanlar ve liderler motive ederek farklılık yaratırlar.

2. HALK – DEVLET VE YÖNETİM:

Yakın Çağ örgütlenmesi devleti ve bunun kontrol mekanizmalarını fayda lehine kullanmayı öğretmiştir. Dünya fırsatlarını iyi kullanan Batı refah olguları bazında da kendi durumunu en iyi şartlara taşımayı bilmiştir. Yönetselliğin uygunluğu kadar devletin çarklarının üretkenliği de önemlidir. İnsanların ihtisas dinamiklerini yönlendiren yapılanmasıyla halk ekonominin derlenip organize olmasıyla yaşamsal enginlik yaratmıştır.

Bolluğun insanlarca yanlış algılanması nedeniyle sosyolojik olgular eğitimle dengelenmek zorundadır. Bugüne kadar ihtisası meslek bazında düşünen yapılanma aynı zamanda insanlığa zamanı mantıklı ve üretken kullanmayı da öğretecek şartları yaratabilmelidir.

Yönetim ilgi-kendini adama gibi subjektif davranışlarla yakından alakalıdır. Unutmamak gerekir ki sistemin başarısı sistemi benimsemekle başarı çıtasını yükseltebilir.

a. Halkların Beklenti Perspektifi:

Halklara sunulan fırsatlar ve etkileşim insanların duyarlılıklarını oluşturur. Durağan ve yönetsellik mantığını kuramamış halkların insanlık çıtasını etkileyecek oluşumları kendi doğalarıyla yükseltmeleri mümkün değildir. Dünyanın bugüne gelmesini sağlayan İngilizlerin aç gözlülüğünden çok oluşan fırsatlardan kendilerine pay çıkarmasını becerme olgusu yaratmıştır. Yani Amerikanın tarım ekonomisi olgularını tasarlayanlar zencileri köle yaparak bolluğu etkilemişlerdir. Bolluğun eğitime kanalize edilmesi bilimin çığ gibi büyüyen potansiyel yöneliş dinamiklerinin ortaya çıkmasını sağlamıştır.

Halklar bireysel gayret ve bireysel tercih oluşumlarında kendilerine yorumsal duruş üretirler. Bunlarda mutlaka siyaset ve yönetim olgularıyla bereket sağlayabilir.

b. Devlet Varlığı Realitesi:

Yakın Çağın en önemli katkısı halklara dayalı devlet sistematiğini kurması, örgütlü ve ihtisaslaşmış bir kurumsal duruş ile devlet kalıbını gerçekleştirmiştir. Dolayısıyla devlet her zaman rasyonaliteye doğru itilmiş olmakta ve böylece büyüyen ekonomi ve refah arayan bir üretkenlik doğmaktadır.

Eskiden kral veya padişah kendinde topladığı sahibiyeti ve karar formasyonunu hukuk sistematiği ile halka uygulattırarak halkın kendi kaderi bilinci oluşmaktadır. Bizim yaptığımız bütün çalışmalar bu devlet varlığının performans yönünü kuvvetlendirmektedir.

İnsanlar devleti hazır bulunca kendi tecrübeleri kapsamında devlete hizmet ettiklerini görebilmektedirler. Bu durumda devlet yönetim formasyonunu demokrasi ile bütünleştirebilmek için performans olgusunu öncelikle kullanmak durumundadır. Halk performansı anladığı kapsamda kendi uyumunu kontrol ederek gerçek bir parça haline gelecektir.


c. Devletin Örgütsel Yapılanması:

Devletin hizmet ve fayda üretebilmesi kendi organlarındaki stratejilerin rasyonel davranış yaratabilme olanaklarıyla mümkündür. Bu durumda devlet bir yönetsel çabayı geliştirebilir olmak zorundadır. Yönetselliğin hedefi rehabilitasyon ve refah yaratma gibi rasyonalite esaslı bir özellik taşımasıdır. Yani bugün devleti donatan sürüyle sepet yakın gelecekte kendilerinin ne kadar faydasız olduklarını anladıklarında çok üzüleceklerdir.

Performans olgusu devletin ana dayanağı durumundadır. Bunu geliştirmeyi amaçlamak zorunda olduğunda insanlar yanlarında taşıdıkları beynin ne işe yaradığını anlayabilecekler ve bunu işlemeyi öğreneceklerdir.

İnsanlara gerçekçi olmayan duruş yapıları kazandırmak yanlıştır ve bu oluşum o toplumları dejenere eder. Bu da geleceğin çökmesi anlamına gelir.

d. Başarının Hukuk ve Güç Boyutu:

Çaba ve gelecek akılla bütünleşince başarı doğar. Başarı kendini gösteren bir farkı belirginleştirir. İnsanların başarıları onların eligbl olmalarını sağlar. Demokrasi bu açıdan insanlara şans vermeli ve bu insanların parlaklıklarını göstermelerine olanak vermelidir.

Bakış açısı şu olmalıdır: bir şeyi iyi yapan diğer şeyi de iyi yapar. Zira insan dikkat – ilgi ve istekliliğin yansımasıdır. Bu nitelikler evrensel değerlerle bütünleşince hukuk, teşkilat kazanıp etki olunca da güç yaratmaktadırlar.

İnsanlara hak vermek insanlara şans vermekle eş anlamlıdır. İnsanları köle-esir-suçlu gibi damgalarla bugüne taşıyan sistematik artık kendini geliştirebilecek duruma gelmiş bulunmaktadır. O halde gelecek daha anlamlı olacaktır.

e. Zorluklar – Engeller ve Başarı:

Devlet işlevsel oluşumunu irade ve gücüyle halkı yönlendirerek sağlar. Bu ilk çağlarda da böyle olmuştur, şimdi de böyle olmaktadır. Fark sadece devletin ihtisaslaşması ile hareketliliği daha derinlemesine yapabilir duruma gelmiştir. Bunu başarının bir gerçeği olarak görmek gerekir. İnsanları kaynaştırmak, ortak eylem girişimleri yaratmak mutlaka yönetilmesi gereken bir husus olarak görülmelidir. Bir girişim tasarlanırken ortaya çıkacak güçlüklere karşı korunmadığı takdirde başarılı olamaz.

İnsanların çıkar ve tembellikleri onların bilinçlenmemiş fayda olgularından yoksun olduklarını gösterir. Hiçbir girişim başkalarının çıkarlarından etkilenmeden ortaya çıkamaz. Bu durumda toplum zorlukları aşmayı kültür haline getirebilecek tarzda kendini yenilemeyi önemsemelidir. Rasyonalite bu kapsamda insanlara yol gösterici unsur olmakta aynı yaklaşımı “fayda” perspektifinde de geliştirmek yararlı olacaktır.

f. Toplumsal Duyarlılık Disiplini:

İnsanlık “evrensel doğruluk” bileşkesini önemsemektedir. Bu durumda yönetim evrensel doğrular bileşkesinde kendisini tutarlı kılmayı önemsemelidir. Bunu başarabilmek ancak lider ve yetkililerin makamlarını hak etmesiyle mümkün olabilir. Bu ne demektir? Tecrübe hanesinde başarı olmayan kişilerin etkisi olamayacağı anlaşılmalıdır. İşte demokrasi öz olarak hak ediş perspektifinde halkla yönetimin birleşmesini sağlayan bir anlayışı yaratmak zorundadır.

İnsanlar “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” gibi sorumsuz olmayı tercih ediyorlarsa bunun nedeni halkla – yönetim kurgusunda tarihsel bir birleşim olmamış demektir. Böyle olunca insanlara eşit olduklarını sandıkları bir tercih yapılanmasında gerçekçi bir duruş ortaya koyabilmelerini beklemek zor olur.

3. DEMOKRASİ BİRİKİMİ:

Yönetim örgütlenmesi Hazreti İdris ile başlar. Bu durumun ana teması halkın sınıflara ayrılması, askerlerin kurulan sistemi muhafazası şeklinde ortaya çıkmıştır. Tanrıyı temsil eden bir firavun yönetimin kurallarını belirlemektedir.

Yunan medeniyeti şehir devleti kişiselliği üzerine oluşmuştur. Bu dönem özellikle soyluların toplanarak birlikte karar aldıkları bir süreci başlatmıştır. Demokrasi terimi de bu dönemde ortaya çıkmıştır. İngiliz monarşisinin demokrasi ile yönetsel müştereklik denemeleri halkın yönetimde yer almasına olanak vermiştir. Bugün Batı medeniyetinin soylular yanında halkla bütünleşen bir sistematik kurduklarını görmekteyiz.

Türkiye Atatürk’le parlamenter bir yönetsellik tesis etmiştir. Sınıf olmadığı için Silahlı Kuvvetler iyi eğitilmiş komutanlarla mevcut sistemin koruyucusu durumuna getirilmiştir. Demokrasiyi insan yeteneği – liderlik vasıflarıyla müştereken çalıştırmak için siyasi parti işlevselliği güçlendirilerek düzenin muteber kılınmasına çalışılmaktadır.

a. İdealize Edilmiş Gelişme Perspektifi:

Mevcut düzenin üç kuvvet erki şeklinde anlaşılır kılınan yapısı subjektif ölçüye bile sahip olmadığından siyasi parti liderinin sempatisine dayanan bir sistem söz konusudur. Halk konjonktürel oluşları bilmediğinden özellikle Türkiye gibi ülkeler gizli şekilde ekonomik açıdan güdülmektedir. Böyle olunca dünya egemen güçleriyle uzlaşan bir yapı ortaya çıkmaktadır.

Çalışmalarımıza “yaşama erki” ilave etmemiz mevcut sistemin tezahürünü anlaşılır kılmayı başaracaktır. Böylece halk kendisine hizmet eden siyasi partinin daha objektif değerlerle anlaşılır olmasını öğrenebilecektir.

Erklerin kendi işlerinde bir mutabakat yapılanması gereği vardır. Bu yapılanmanın ideolojisi ADN olacağına göre uzlaşmayı rasyonalizasyon gerçekleştirecektir. Böylece bilim bir anlamda performans bakışıyla anlaşılır şekilde halkı aydınlatabilecektir.

Devletlerin kendi ayakları üzerinde durabilecekleri gelecek oluşumunda halklar daha etkili şekilde demokrasi ile tanışacaktır.

b. Halkın Yönetime Katılma Etkilerinin Realitesi:

Bugün için performans konusu konuşulmadığı gerçeğiyle yönetime talip olanlar kendilerini gösterememektedirler. Siyasi partilerin adaylarının daha belirgin idari duruşa sahip olmalarını sağlamak bence alınması gereken tedbirlerin başında olmalıdır. Hele fakir ülkelerin eğitimi yetersiz kişilerin rasyonel duruşları söz konusu bile olamaz.

Yönetim gerçekte bir performans olayıdır. Bunun detaylardaki insan etkisi görünür duruma geldikçe insanların kendilerine çeki düzen vermeleri çabuklaşacaktır. Türkiye’de yerel yönetimlerdeki rantlar cazip olduğu için insanlar bu oluşumdan pay çıkarmayı önemsemektedirler. Halbuki gerçekte halka yönelik hizmet perspektifi anlaşılır olsa halk daha anlamlı şekilde yönetimi seçebilir duruma gelebilir. Yani başarı bireyin stratejik perspektifi olmadığı sürece halkın tercihleri anlam ve bereket oluşturamayacaktır.

c. Geleceğin Yönetimi Bakımından Alternatifler:

Bir devletin 5 yıllık kalkınma planı hazırlanabiliyorsa gelecekle ilgili beklentileri var demektir. 2K 1R perspektifiyle ortaya konulan arayış şehirlerin de 5 yıllık gelişim programları olabilecek demektir. Bu oluşumları profesyonel kadroların yönlendirmesi kaçınılmazdır. Böyle bakınca insanların tercihlerinden çok gelişim trendlerini performansla bütünleştirmek önem kazanmaktadır.

Siyasi partilerin insan gücü etkileri, stratejik bereket oluşumlarının realitesi, en önemlisi ülkenin ekonomik duruşu oluşları gerçekçi anlama sokmaktadır. O halde yönetimin bir performans kimliği taşıyabilmesi için detaylarla beklentileri anlamlı kılacak etkinlikler üretmek gerekecektir. Amaç daha iyi hizmet ve daha iyi örgütlenme olmalı, bireysel etkiyi anlamlı kılacak çabalar üretilmelidir.

d. Sistem Bilinci Arayışı:

Ben çalışırken insanlar sistemin önemli olduğunu söylerlerdi. Ama sistemin performans duruşu olmadığı için insanların emekleri görülmediğinden yığınla kalpazan sinek avlayarak zamanı geçirirlerdi. Bu konu çok iyi anlaşılmalıdır. Sistem ile birey katkısı ne kadar detayda birbirlerini etkilerse o kadar yüksek performans ortaya çıkabilir.

Sistem gereklidir; zira sistem insanlara ihtisas gözlüğü takmayı öğretir. İnsan önemlidir çünkü aktiviteyi insan gerçekleştirmektedir. İşte bu ikisinin buluşmasını performans sağlayabilir. Bu nedenle biz yaşama erkini önemsedik. İnsanlar performansı da büyük olasılıkla abartacaklardır. Ama sonunda rasyonel ölçülerin doğacağını ve buna insanların yöneleceğini düşünebiliriz. Yönetim ve sistem bu bağlamda bütünleşebilir.

e. Liderlik Olgusu Etkisi:

Toplumu etkileyen ana faktör bireylerin geniş düşünme bereketleridir. Bu oluşumu Platon arsızların toplumu olumlu etkilediği şeklinde yorumlaması çok yanlış değildir. Tabii Platon bunu eğitim olanakları olmayan zaman için söylemiştir ve dünya bunu asırlarca acımasız şekilde benimsemiştir. Eğitim – strateji ve taktik gibi yetenekler insanlığın organize detaylı gelişim fonksiyonunu yaratmasını sağlamıştır. İnsanın eğitildikçe detaylarda boğulduğu, bu onun cesaretini ve gaddarlığını azalttığını göstermiştir.

O halde demokrasi stratejik araştırma merkezlerinin çalışmaları ve dünyadaki deneyimleri paylaşarak insanları etkiler yapıya sokulabilir. Her ne olursa olsun ben lider sempatisinin önemli olduğunu düşünüyorum. Kaldı ki bugün ADN çalışması çok kompleks bir toplumsal etkileşim olgusunu eğitebilecek olgunluk sağlamış bulunmaktadır. Bunun insanlık için bir avantaj olduğunu düşünürsek yetenekli liderleri artık toplum yetiştirebilir diye düşünebiliriz.

f. Geleceği Kim Yönetir?:

Bugüne kadar İngiliz soylularının sağladığı etkiyi zaman zaman takdir etsem de insanlığı bu kadar olumsuz etkiledikleri için kızıyorum da. Dünya dört temel millet grubu tarafından oluşturulacak ve 25 er seçkinden oluşan stratejik tercihler grubu tarafından etkileştirilmelidir. Bunun realitesini gerçekleştirebilmek için her millet grubu kendisine bir stratejik araştırma merkezi kurmalıdır. Bu merkezler seçkinler grubunu etkileyip yıllık toplantılarla dengeli bir gelecek stratejisinin oluşturulmasını sağlayacaktır.

Benim yaptığım çalışmalar tüm insanlığın malıdır. İnsanlık benden sonraki eğitim – sosyalizasyon – organizasyon yönelişlerinde adil – anlamlı ve bereketli tercihleri kendileri yapabilir. 2K-1R insanlığa merkezi olmayan değişim ve gelişim perspektifi kazandıracaktır. Böylece hayatla istediğiniz şekilde oynama imkanı kazanmış oluyorsunuz.

g. Halkın Gelecek Tercihleri Realitesi:

Demografi ve performans halkların kendilerini gelecek bazında etkileyici iki husus olarak görülmelidir. Bu durumda halk diğer kardeş veya farklı milletlerin halklarıyla kendi becerilerini realize etme tercihlerini kendileri yapacaklardır. Böyle olunca tekamüle dayalı örgütsel bereketi önemseyen bir evrensel dinamik ortaya çıkacaktır ki bu halkları tercih kriterlerinde etkileyecek faktör olacaktır.

Halk kendini hangi konu ve sahalarda üstün görmek istiyorsa partilerin önerilerini değerlendirerek tercih yaparlarsa demokrasinin bir anlamı olur. Lider etki sahasını belirler. Gruplar kendi realitelerini anlaşılır hale getirebilirler. Bu yaklaşımlar insanlığın kendi değerlerini görmeyi kolaylaştıracak ve hayatı renkli ve anlamlı kılacaktır. Özellikle gençler kendi potansiyellerini bu sahalara kanalize ederek geleceğin bereketini yaratabileceklerdir.

h. Temsili Demokrasi Kriteryaları:

Halkın kendi kendini idaresi, parti yaklaşımı içinde partinin lider ve yönlendirmesiyle halkla bütünleşir. Bu ne demektir? Üç siyasi parti kendi perspektifinden halkı etkileyecek böylece halk yöneten-yönetilen-doğa mantığını algılar duruma gelecektir. İhtiyaçlar bazında öncelikleri halk yararına görmek ve rasyonel tekamül davranışını yaratmak siyasi partilerin asli ilgi sahaları olmalıdır.

Parlamento birleştirici, uzlaştırıcı, geliştirici mahiyette siyasi yönelişlerin etkileşim arenası olmalıdır. Burada ADN duyarlılıkları rehberdir. Surelerin ayrı ayrı gerçeklerle ilişkisi tartışılarak dengelenen önemseme bilincini yaratacaktır. Hak ve adalet duyarlılıkları çatışmaların derinlik yaratmasını sağlayacaktır. Bu şekilde adaylığını önemseyen bireylerin çabaları açılımı ve duyarlılıkları halka yansıtacağından demokrasi etkileşimi doğacaktır.

Bugün arka planda kalan temsili realite parlamentoda halk anlamında etki kıvılcımı taşımadığından vekiller memurdan farksız durumdadır.

i. Tarihi Açıdan Demokrasi Denemeleri:

Aslında hangi güç unsuru olursa olsun yönetim tarzı halka uygunluk getirmiştir. Lider halkla halkın iknası paralelinde başarılı olabilir. Bugün özellikle medyanın yarattığı düşünsellik insanlara dimağ açıcı bir mahiyet oluşturmaktadır. İktidarların başarı veya başarısızlıkları somutlaştırılmadığından konjonktürel kıvılcımlar siyasi tarzların yönlendirilmesine imkan vermektedir.

Fakir ülkelerin halk öncelikleri önemsenen ihtiyaçlarla ortaya çıktığından bu ihtiyaçları konuşan ve ümit veren liderler ön planı yakalamaktadırlar. Halbuki ADN temel olarak insanların düşünsel bereketini fizyolojik duruş etkisinden değil sosyolojik gereklilik açılarından alacaktır. İnsanların tercih belirlilikleri onların duyarlılıkları ve sorumluluklarıyla bütünleştiğinde daha gurur verici bir yaşam etkileşimi yaratılmış olacaktır. Halklar hayatı hak ediş kriteryaları açıklığında gördüklerinde daha önemli bir oluşum arayacaklardır.

j. Demokrasi Çeşitliliği Tercihleri:

Devletin organize yapılanması insanların ihtisas eğilimleriyle dengelenen bir bütünlüğe ihtiyaç duyar. Sınıf etkinliği olmadığından insanların duruş yetenekleri varlığa ve refaha ilgi duymaktadır. Bu ilgiyi öncelikle bireysel duruşla ilişkilendirmek gerekir. Kanun – polis gücü – adalet uygulamanın uyumluluk yansımasını anlaşılır kılar. Kanun ADN yakınlığı ile ilişkili oldukça halk kendisini daha emniyette hissedecektir. Rasyonalite mantığını geliştirmek ve bunun ikna edici tarafını kuvvetlendirmek zaman bazında daha duyarlı yaklaşım disiplini yaratacaktır.

Yöneticilikle demokrasi ikna olma açısından önemlidir. Bunu insanlar görebilmeli ve ikna yöntemlerini anlaşılır hale getirmeyi ve bunlara önem vermeyi benimsemelidir. Hangi tipte etkileşim olursa olsun mutlaka beklenen faydalar veçhesiyle önem kazanacaktır.

k. Temsili Demokrasi Tek Seçenek mi?

Yönetimin ihtisas sahalarını harekete geçiren böylece ekonomi – sosyoloji oluşumunu sağlayan bir özellik taşıdığını düşünebiliriz. İki yüz yıl önce Yakın Çağ kuruluşu ihtisası soyluları kabullenen bir sistematize geliştirmeyi kolay yol olarak gördüler. Biz bunları bugünkü gelişmeler çerçevesinde yorumlayabiliriz. O halde son elli yılın verilerini gözlemleyelim. Birincisi medya insanlığa daha anlaşılır bir dünya sunabilmektedir. İkincisi bilgisayar ve telefon ile sağlanan iletişim oluşumu insanlara büyük olanaklar vermektedir. Üçüncüsü sivil toplum kuruluşları aktivite kazanmaktadır.

Yönetim her halükarda kendini tekamül ettiren bir doğa yaratmak zorundadır. Altın çağ bu oluşumu tüm insanlığa mal edecek alt yapıyı sunabilir duruma gelmiştir. Böyle olunca yönetsellik dinamikleri “insan” odaklı yaklaşım perspektifini anlaşılır kılabilecektir. İhtisaslaşan ve din-bilim oluşumlarını dengeleyen dünya yönetselliği daha anlamlı kılabilecek olanakları ortaya çıkarabilir duruma gelebilecektir.

l. Teknolojinin Gelişimi Yönetsel Kurguyu Nasıl Etkileyebilir?

Dünya kendi ihtisas dengelerinde yönetsel olguları kolaylaştıran imkanları geliştirmektedir. Bu durumda enformasyon olgusu karar dinamiklerine kolaylık sağlayacak şeklide gelişmektedir. Yönetsellik bir geleceği planlama, iki günü etkileme, üç uzun vade tekamülünü yaratma açılarından işlevsellik taşır. Bu oluşumları geleceğe aktarmak performans ile dengelenen bir bereketle anlaşılırlık kazanabilir. Böyle bakarsak bugüne ve geleceğe dikkatli bakabilen bir ortam yönetim oluşlarını daha kolay anlaşılırlık kazanır. Bu durumda zamanı birikim ve hedefler çerçevesinde kullanma disiplini oluşturmak mümkün hale gelecektir.

Teknoloji niyet ve beklentileri analiz etmeye olanak verdikçe demokrasi bunlardan etkilenerek gelişecektir. Önemli olan geleceği hayal etmek ile birlikte bunun realitesini görebilmektir. Bu şartlar sağlandıkça insanlar hayatın daha anlamlı oluşmasını sağlayacaktır.

4. YÖNETİM AÇISINDAN DEMOKRASİ:

Tarihsel perspektif insanlığın millet – devlet olgularını çağa uydurma çabaları ile oluşmaktadır. Bugün gelişmiş ülkeler arasında Batı dünyası Roma yönetsel disiplinin devamı olarak geliştirdiği sistematiği kullanmaktadır. Yani soylular sahiplik – sorumluluk yansımaları yanında halkın sosyolojik duruşunu kendilerine benzetme yönüyle oluşumlara yön vermişlerdir.

Türkiye yaratmaya çalıştığı burjuva sınıfı, partilerin örgütsel yöneliş etkileri, sistemlerin lider perspektifinde oluşumları, sistem olarak performanstan çok duruş aranan bir yapı ile bir yönetim belirginliği oluşturmaya çalışmıştır. Yakın çağ yönetim erkleri sistematiği işletilmeye gayret edilmekle beraber irade inisiyatifi tek parti oluşumlarıyla dengelenen bir başlangıca sahip olduğu için bugün politik anlamda bir çekişme varlığı oluşturulmaktadır.

Seçkinlik mutlaka belirgin olmalı, bireysel beceri olgunluğuna dikkat edilmelidir. Her insanın her işi yapar mantığı demokrasi için yanlış bir tercihtir.

a. İrade ve Realize:

Yakın çağ düşünselliğinin dayanağı tez-anti tez doğruluğu açılımıdır. Bu şu demektir? Herkes konuşmuş herkes haklı çıkmıştır. Halk herkesin haklılığında kendine göre doğruluğu seçecektir. Konjonktürel dengeler ve reaksiyoner olgular belki bu şekilde kolay realize oluyordur. Ama biz halkların tekamül dinamikleri yaratmasını istemekteyiz. Bu hedef alındığında irade halkın stratejik benimsemelerini etkileyecek tercihler ortaya çıkaracaktır. Yani halk kendini geliştirmeyi, böylece refahı hak etmeyi benimseyecek bir anlamda herkes kazanacaktır. Partiler hak bilinci esasına dayalı gerçeklikleri savunacağından halk batan geminin malını değil kendi tekamül perspektifini seçecektir. Böylece demokrasi – yönetim – yönetilen mantığı açıklık kazanacaktır.

İnsanların tekamül yönelişleri hızlandıkça sosyalizasyon – kalite ve performans gelişecektir. Bu da hak edilen bir yaşamın oluşmasını sağlayacaktır.

b. Hiyerarşi Kimliği Bilinci:

Kurumsallaşma, kurumların teşkilat seçiciliği, insanların makamlarına yakışmaları çok karmaşık gibi görünen ama çok önemli hususlar göstermektedir. Mesela Silahlı Kuvvetler rütbe – görev süresi eksenli bir hiyerarşiyi uygulayarak komuta ve tekamül olgularını anlamlı kılmayı denemektedir. Bu gizli manipüle edilse bile daha rasyonel kabul gören bir uygulama mantığı vermektedir.

Siyasi etkilerin çok kabul gördüğü diğer kurumlarda birbirine bağımlılık ve tanıdığı ekibe sahip çıkma anlayışı çok yaygındır. Dolayısıyla dikkat edilmesi gereken görevle insanın bütünleşme durumu olmalıdır. Beklenen performans diye bir sorumluluk bilinci yerleştirilirse bence kurumların hiyerarşi disiplini anlam kazanarak etkinliği arttırabilir.

c. Demokraside Kim Karar Verir?

Siyasi partilerin yaklaşımı, iktidar olgusu ve parlamento ortak anlayışın tartışma ve oluşma perspektifini verir. Stratejik yönelişler toplumların yararına olmak bakımından bazen açık olmazlar. Bu durumda stratejiyi gizleyen politik durumlar devreye girecektir.

Politik duruşların tez ve anti tez olguları halkı meşgul ederken gizli strateji yönetim unsurları tarafından realize edilir. Böyle bir yansıma halk hissetse bile önemsemediği bir oluşum halinde tezahür eder. Halkın temsilcilerinin halkın kötülüğü kapsamında bir yönelişi tercih etmeleri söz konusu olamaz. Sadece teşkilat oluşum tercihleri kritize edilerek gündem başkalaştırılır. Gelecekte hangi tercih olursa olsun önemli olan rasyonalizasyondur. Bunu iyi görmek birikim olgularını ve öncelikleri belirlemede yardımcı olacaktır.

d. Karar İsabeti Etkinliği:

Öncelikleri belirlemede devletin tercih ettiği gelişim faktörleri çok etkili olmalıdır. Geri kalmış bir ülke mutlaka çok geniş kapsamlı yatırımlara ihtiyaç duyar. Dünya bu oluşumunu gelişmiş ekonomilerin rasyonalitesi perspektifinde gerçekleştirmektedir. Gelişmiş ekonomilerin yatırım rasyonaliteleri ile dünya genelinin bir ekonomik bağı vardır. Bu daha çok konjonktür ile duyarlı gelişmektedir.

Ahir zaman işlevselliği eğitim – ihtisas öncelik perspektiflerinde toplumları örgütleme mantığı yaratarak örgütlenmeyi hızlandıracak böylece bireylerin yaşam dinamikleri fizyolojik manada anlam kazanan bir bütünlüğe kavuşacaktır. Bu kapsamda planlama olgusunu teşkil edilecek merkezlerle geliştirmek, böylece devlet duruşunu anlamlı yönlendirmek bence çok önemlidir.

e. Geniş Düşünme Perspektifi:

Dünyada bir çok ülke toplum ve millet duyarlılıkları gelişmemiş şekilde yaşadığından insanlara milli perspektif kazandırmak zaman alacaktır. Tarihsel perspektifi olmayan milletlerin gelecek bazında rasyonel demografik figürlerle motive edilmesi gerekir.

İnsanların liderlik vasfı tezahürü kolay bir oluşum değildir. Bu nedenle nesillerin bereket kazanmalarını sağlayacak özel uygulamaların şekillendirilmesi ve bunların duygusal etkileşim olgularıyla donatılması gerekir.

Geniş düşünebilmek eğitim – gereklilik ve hiç şüphesiz istekle olabilecek bir sonuçtur. Bunu yönetmek ve yönlendirmek özel tedbirlerle mümkün olabilir. Eğitimin ve ihtisasın geniş düşünmeye katkı sağladığı gerçeğiyle yola çıkmak ve potansiyel tohumlamalarla toplumları etkilemek en doğal yaklaşım olmalıdır.

f. Halkın Gerçeklerle İlişkisi:

Bugün liderler kapsamında gündem örgüsü içinde halkın meşguliyeti anlamlı gibi görülebilir. Zira teşkilatlanma belirginliğinde devlet bazı kesimlere daha öncelikli imkanlar sunabilmektedir. Biz bunun makul olduğunu daha adil oluşması halinde bereketin daha olgunluk kazanacağını düşünmekteyiz.

Kapitalist olgu burjuva denemesinde belli bir aşamayı yaratmış profesyonel yönetsellik daha öncelikli olgulara ulaşmıştır. Bu durumda profesyonelliği evrensel kılmak halkın gayret ve yönelişlerini rasyonelleştirecektir. Böyle olunca tekamül ve bireysel etki oluşumları diğerlerini etkileyecektir. İnsanlık tecrübelerini daha yoğun paylaştıkça gelecek nesillerin gelişimi daha güçlenecektir.

Unutmamak gerekir ki insanlık zoru başarmış var olan bir oluşumu meydana getirmiştir. Yenilenme ne kadar şeffaf olursa o kadar daha uygunluk taşıyacaktır.

g. Halk Doğruları Görebilir mi?

Fikir ve düşüncelerin lider merkezli beğeni ve etki kazandığını kabul edebiliriz. Nitekim son 200 yıl bunun örgütsel yönelişlerin disiplininde liderler bağlamında hayata aktarıldığını görmekteyiz.

Halkın zor olan tarafı sorumluluk bilinci farklı tezahür eder. Halk çıkar bağlamındaki olasılıkları daha cazip bulur. Bazen gayret olgusunda cömert davranmak gerekebilir. Nitekim devletlerin yatırım stratejilerini dar kesimlerle duyumlu olarak gerçekleştirmesi bunun halk tarafından algılanmasını riskli görmesinden kaynaklanır.

Lider halkı etkileyecek yaklaşımları kendi olsa nasıl yapardı dan çıkarırı genellikle. Stratejik duruşları halka benimsetmek genellikle zordur. Bu nedenle lider halk işlevselliğinde her zaman dikkatli davranmak belki de en uygun olanıdır.

h. Çalışmak – Refah – Hak dizaynı mümkün mü?

Yakın çağ çalışmayı hayat duruşu haline getirince stratejik tercihler bilinci insanlara teşebbüs dengelerini değil ihtisas dengesinde gayret bütünlüğünü öğretmiştir. Demek ki çalışmak, stratejik bir birikimle ihtisası tekamül ettirmek doğal oluş haline getirilmelidir.

Refah daha çok devletin itibar veçhesinde doğan bir sonuç olmaktadır. Bu sonucu anlamlı görmek insanların hak anlayışlarıyla uyumlu yapıldıkça gelişen bir performans döngüsü doğabilecektir. İşte bu bakış insanların hak ediş anlayışlarını daha anlamlı yapabilecektir.

Aslında olması gereken her şeyin özgür iradesine etki eden gayretlerle kendi hayatını kazanabilme fırsatı en doğru ve anlaşılır yaşam tarzı olmalıdır. Cennet bu şekilde her bireye kader çizgisi vermede şans perspektifini anlaşılır kılacaktır.

i. Hak Ediş Disiplini Başarılabilir mi?

Dünya iki açıdan geçmişten ders çıkaracaktır. Birincisi uyanıkların hak bilmez soysuzlukları, ikincisi soysuzluğun yarattığı sahiplenmeye olan ihtiyaç. Biz bu iki oluşum dinamiğinin yarattıklarını görebilmekteyiz. Ancak ahir zaman olgusunda profesyonel kurum ihtisas oluşumları önemsenmektedir. Böyle olunca rasyonel davranış dinamiklerini hak edişle bütünleştirmekten başka çare kalmamaktadır.

İnsanların hayatı başarabilecek fırsatlarla yaşamaları Yakın Çağ kurgusunda da önemsenmiştir. Ancak ahir zamanın Türk özellikleriyle bütünleşmesi gerek çalışkanlık potansiyeli gerekse var olan üstünlük imajı geleceğin resmine katkı sağlamaktadır. O halde en önemli husus hak ediş olgusuna, böylece bireysel duruş yeteneğine verilmesi gereken önemi kavramaktır. İnsanlık kendine tanınan olanaklarla daha duyarlı bir yöneliş kabiliyetine ancak böyle kavuşabilir. Bu da insanlığın sürekli yenilenen bir yapısının olmasını sağlayacaktır.

j. Hukuk İnsanı Nasıl Etkilemeli?

Hukuk bilimsel kısvesine kavuşturulduğunda yaşamsal duruş yeteneklerine saygınlık artacaktır. Dolayısıyla adalet insanlığın caydırıcı oluşumu yanında sosyolojiye yön veren bir nitelik kazanacaktır. İşte bu bileşkede hukuk insanların sosyal duruşlarında rehberlik eden bir katkıyı oluşturarak anlaşılır gayretli toplum dinamiklerini etkileyecektir.

Bizim istediğimiz insanın katkı sağlayıcı fayda yönünün sürekli gelişen şekle dönüşmesidir. Böylece insanlar mutluluk iyilik oluşumlarını daha titiz ve anlamlı bulacaklardır. Bu yöneliş tanrının kutsiyet kattığı bir doğanın oluşmasını sağlayacağından insanlık hem kendini hem de toplumu daha iyi tanıyabilecek ve oluşumlara değer vermeyi öğrenecektir.

k. İdealize Edilmiş Siyasetin Anlamı:

Bugüne kadar siyaset özellikle ekonomik oluşlara yön verirken menfaat kurgusunu realize etmiştir. Şimdi artık organizasyon olgularının performansları bazında ve toplumun ekonomik – sosyolojik ve kültürel açılımlarında etki sağlayacaktır. Böylesi bir yenilik sürekli anlaşılır kılınan bir hususiyet ortaya koyabilecektir.

Dünya konjonktürel oluşum istekleri dünya performans olgularıyla bütünleştirildiğinde çok daha anlamlı bir dünya siyasetinin oluşması mümkün duruma gelecektir. İnsanlar tehdit algıları yerine millet göstergeleriyle yarışacağından fayda ve tekamül yenilenerek kendisine katkı sağlayacaktır. Bu oluşumların zaman bazında mütekamil insan olgusunun yaygınlaşmasını sağlayacağını unutmamak gerekir.

l. İnsan Zorlanmadan Tekamül Edebilir mi?

Benim yaşadıklarım göz önüne alındığında tanrının bana yaşattıklarıyla etkilenen bir başlangıca sahip olduğumu öğrendiğimde bunu realize edebilmek için son derece dayanıklı ve gayretli olabilmektedir. Bu nedenle insan eğer kendi potansiyelini hissederse ve bunu gelecek bazında kendisine gösterilecek yolda kullanırsa bu zorlanma değil başarıyı kovalama olarak algılanmalıdır.

Ben inanıyorum ki insanlar çocukluğundan itibaren kendilerini tanıdıkça geleceği daha değerli kılacak gayreti ortaya koyacaklardır. Bunun ortam içinde bireysel duruş etkinliğinde anlaşılır kılınması rekabet ve sezgi bütünlüğü oluşturacaktır. Gençliğin bu günkü yöneliş eksikliği ihtiyaç duydukları anlaşılırlık özelliği ile yakından ilişkilidir. Geleceği anlamlı kılmak çok önemlidir.

m. Geleceğin Ortaklık Bilinci Nasıl Anlaşılırlık Taşıyabilir?

Tanrısal disiplinin kudreti çok özeldir. Birincisi insanlık özellikle belli bölgelerde birikim ve beklentiye sahip bulunmaktadır. İkincisi dünya sahiplik ve yönetsellik kurgusu insanlığa yönlendirici etkiyi yapabilecek olanaklara sahiptir. Üçüncüsü ortak bilinç realitesi herkese fayda sağlayacak oluşumlara sahip bulunmaktadır.

Bu görüş paralelinde cennet olgusunun bazı bölgelerde az birikim sağlamasına rağmen bunun anlaşılabilirliğini algılamaları mümkündür. Zira insanlık tarihi öyle ilginç birikimleri yaratmıştır ki herkes aslında her şeyden haberdar durumdadır. Sadece insanlara sunulan fırsatlar eşit ve dengeli değildir. Böyle bakınca topyekun hareket disiplini insanlığa çabuk adapte olunabilecek bir nitelik taşımaktadır.

5. DEMOKRASİNİN PARAMETRELERİ:

Demokrasi; insanların örgütsel yönetim öğelerine katkılarını amaçlayan yönüyle insanı mutlu ve etkili yapmaya olanak verir. Bu yönü “bireysel etki” parametresini anlaşılır kılar.

İkinci parametre; “tercih edilen alternatifin” uygunluğunu benimsetici etkiye sahip olmalıdır. Böylece kişi istediği olmasa da bunun beğenilen bir tarz olduğu konusunda bir kanaate sahip olmalıdır. Buna “uygunluk” parametresi denir.

Üçüncü parametre alternatif tercihleri öğrenme olgusu yaratmasıdır. Böylece insanlar başka seçeneklerinde muhtemel doğruluklarını fark edebilmelidirler. Böyle olunca “farklılık” parametresi açıklık kazanmaktadır.

Dördüncü parametre verilen kararların kabul edilebilirlik derecesi hakkında kanaat oluşturmaya imkan yarmasıdır. Buda “kabul edilebilirlik” parametresini yansıtır.

Bu örnekler çoğaltılabilirse de özü bu dört hususta yer almaktadır. İncelendiği zaman bu görülecektir.

a. Eğitsel Realite ve Duyarlılıklar:

İnsanlar eğitim sistemi içinde önce öğrenirler sonra sisteme katkıda bulunabilir duruma gelirler. Bunu yönlendirmek ve bundan dünya sistematiğine katkı sağlamak gelişmeyi meydana getirir. Bu oluşum içinde insanlığın kabul ettiği olguları yargılamak fırsatı doğmaktadır. İşte Orta çağın insanlara vermediği fırsat budur. Bunu fark eden insanlık yeniden doğuş realitesine öncelik vererek hayatı zorlamayı öğrenmişlerdir.

ADN ile ortaya konulan topyekun bilim ve insan ilişkisinin mantığını anlaşılır kılmaktır. Bu insanların sağ duyularını mesnet ettirecekleri değerlerle bilimin realitesini anlamalarına imkan verecektir. İnsanlar duyarlılıklarını anlaşılabilir yaptıkça her zaman tekamüle ve rasyonaliteye önem verecekler, demokrasi bu oluşum duyarlılıklarını insanlık için tutarlı anlaşılırlığa sürükleyecektir.

b. Siyasal Partileme Realitesi:

Yakın çağ içinde sağ – sol oluşum mekanikleri kısıtlı etkileri realize etmeyi siyaseti kişisel tasarruf olarak görmeyi anlaşılır kılmıştır. ADN üç grup olarak hayata bakış perspektifi sunmuştur. Yönetenler-yönetilenler ve doğa. Bu üç yaklaşımda insanların ortak olgularını derinlemesine detayda anlaşılır kılabilecek realitelerdir.

İnsanlar kendi hissettikleriyle hayatı görmeyi başardıklarında bu üç oluşumdan farklı bir bakış açısı bulamayacaklardır. İtibarın performansla dengelenmesi insanlığın hak ediş perspektifi ile dengeli bir yaşam olgusu yaratması varlığın anlamını ortaya koymaya imkan verecektir. Halk kendini tanıdıkça zamanın birikim olgularını daha anlamlı bulacaktır. Bu değişim ile farklılığın anlaşılırlığını yaratacaktır.

c. Rasyonel Duruş Kimliği:

İnsanların “aklın yolu birdir” sözü ancak rasyonalite ile mümkün olabilir. Optimize edilen şartlar insanlar için en iyi kabul olgusunu gösterir. Bu nedenle rasyonalizasyon çalışmasına öncelikli olarak yer verilmiştir. Demokrasi ona gönül veren insanların rasyonel çözümlerini benimseme yeteneği olduğu sürece insanlığı tekamül ettirir. Aklı eren insanlar tarihi incelediklerinde hangi medeniyetlerin neden çöktüğünü nasıl kendisini yenilediğini görebileceklerdir. Rasyonalite insanlığa sürekli Altın çağ gerçeklerini görebilme imkanı verebilecektir.

Demokrasinin özü rasyonel duyarlılık etkileşimine dayanır. İnsanlar en çok böyle ikna olabilirler ve geleceği önemserler. Gayreti vazgeçilmez görmek, hak edişi ulaşılabilir yapmak insanlığın öncelikli olguları olmalıdır. Önemsiz görmek küçümsemek v vazgeçmek insanlığın soysuzlaşmasının ana etkenleridir. İnsan varlığını ve farklılığını aradıkça tekamül mukadder olacaktır.

d. Uygunluk ve Evrensel Doğrular Bilinci:

Demokrasi insanların saygınlık ölçülerini geliştiren bir maya olarak algılanmalıdır. Bunu tesis edebilmek uygunluk perspektifine öncelik vermekle mümkündür. Bireysel evrensel doğruları öğrendikçe benimseyecekler ve geleceğe daha güven ve anlam yükleyeceklerdir.

Var olan dinamikleri yüceltmek, daha tekamül edici olgulara öncelik vermek insanları birbirine güvenmeyi, birbirlerini önemsemeyi faydalı görmeye başladıkça kendi katkılarını hissetmeyi önemseyecekler böylece bireysel duruş etkisinin anlamı ortaya çıkacaktır.

İnsanlar muhafazakar olduğu kadar akıllı ve bereketli yenilikleri de benimsemeyi bilmelidir. Bu yönüyle demokrasi sistemi koruyucu ve yenileyici karakter taşımalıdır. Böyle olursa hem toplum hem de bireyler tekamül için duyarlı hale geleceklerdir.

e. Hak Realitesi ve Adalet Duyarlılıkları:

ADN öğretmektedir ki kader ve gelecek insan iradesinin bereketidir. Bu açılım içinde insan kendini daha kolay tanıyabilecek ve kendine saygı göstermeyi önemseyecektir. Bu tanrısal kurgunun hak duyarlılıkları ile kendi dimağının yaşamsal örgüsünü bütünleştirmek adil olma bilincini ortaya koyacaktır.

Adalet hak ve sorumluluklarla bütünleşen bir karakter kazandığında insanlar zorlanmadan kendileri olabilmeyi öğreneceklerdir. İnsanın mütekamil bir olgu arayışı içinde olması ve buna yönelik fırsatlarla kendisini yetiştirmesi hem hayatı renklendirecek hem de toplumun tutarlılıklarını geliştirecektir. Örgütsel dinamiklerin topluma katkıları bazında ortaya koyduğu anlamlar insanlık için önemlidir. İnsan kendi tecrübelerini kendi duyarlılıklarıyla bütünleştirdikçe hayat gelişmeyi ve yenilenmeyi başaracaktır.

f. Eğitimin Başarısı Gerçeği:

İnsanların bildiğini öğrendiği gibi bir realite ancak mağara devri dönemleri için geçerli olabilir. Öğrenim ve bilim artık daha kapsamlı manada anlaşılırlık kazanmış bulunmaktadır. Ezberlemek yerine yorumlama, problem manasızlıkları yerine anlaşılır ve anlamlı çözümlemeler insanlığa daha geniş perspektifte düşünsellik katabilecektir. Böylece insanlar mutlu olmanın da anlamını daha geniş olarak öğrenmiş olmaktadırlar.

Örnekleme yönelişi olarak bireylerin özellikle başarılı öğrencilerin duygularını diğerleriyle paylaşması, kendi başarısının etkili olan nedenini gösterdikçe hem kaynaşma çoğalacak hem de insanlar çalışarak zekalarını geliştirebileceklerini öğreneceklerdir.

Hayatı somuttan soyuta dengeli olarak hayal gücüyle destekleyebilmek tüm zamanların en etkili açılımını yapabilecektir. Bugün artık her şey insanlık için çok farklı bir mana ifade etmektedir.

g. Ekonominin Performans Kimliği:

Devlet kendi işlevsel yönetimini üretim ve verimlilik bazında oluşumların performansı kimliğinde görmeye başladığında gerek teknoloji gerek işletme şartları süratle kendini geliştirmeye yönelecektir. Böyle bir oluşum halkın verimliliği anlaması yanında gayreti ile oluşacak refahın realitesini görebilmek olanağı ortaya çıkacaktır.

Sektörel yapılanma ve gayretlerin hedeflere teksifi şehir –işletme yada kurumların tekamülüne hız katacaktır. Bu yöneliş insanlığın rasyonel olgularını hizaya getirecek ve duyarlılıkları doğru yöne kanalize edecektir. İnsanların bireysel duruş anlayışlarının ihtisasa katkısı tekamülü hızlandırarak reel ortamı daha pozitif oluşumlara sevk edecektir.

h. Sömürü Düşünselliği Realitesi:

Bugüne belli zümre veya teşkillerin diğerlerini sömürdüğü, böylece rasyonel olmayan subjektif bir iktisadi yapıdan faydanıldığını biliyoruz. ADN insanlara yaşam olgularında rahatlamayı, yönelişlerinde denge kurmayı, tanrısal oluşumun gerçekleriyle yaşama değer katma bilincini ve hak ediş realitesinin önemini öğretmektedir.

Hiç kimse kimsenin kölesi veya hizmetçisi değildir. Bu insan ne kadar önemli olursa olsun kendisini kendi hayatı ile bütünleşen bir gerçeklikle yaşatmak zorundadır. Bu itibarla insanlar ve dolayısıyla toplumlar kendilerini tekrar tanımlayacaklar ve gerçekleri anlayacaklardır. İnsanlığın büyüklüğü diğer insanlarında büyüklüğünü kabul etmekle ortaya çıkabilir.

i. Gelecek Perspektifinde Önem Taşıyan Hususlar:

İnsanların sosyalizasyon yönelişleri insanların öncelikle kendilerini daha yakından tanımalarını sağlayacaktır. Ayrıca diğer insanlar hakkındaki peşin yargılarından kurtularak onlarında kendileriyle boğuşan gerçek birer aktör olduklarını anlayacaklardır. İşte bu oluşumların gerçek yansıması demokrasiyi daha derinlemesine görebilme şansı verecektir.

İnsanın içindeki aslanın rasyonalite ile ehlileşeceğini, bunun diğerleri gibi kendisinde de aynı yönelişleri tetiklediğini unutmamak gerekir. İnsanın tarihte becerdiklerinin gerçekte aslandan da fazla etki gösterdiğini anlayabilmek gerekir. Tek farkla ki insanlar organize olmayı savaştaki başarı için gerçekleştirmişler böylece organize olan toplumun gerçekçi manada dünyayı etkilediğini öğrenmişlerdir.

Demokrasi insanların tekamül yeteneklerini hızlandırıcı mahiyet taşımadıkça gerçekçi anlaşılmış sayılamaz.

j. Sektörel Duyarlılıklar Arayışı:

Kurumsal hareket disiplini ihtisasın ve bireysel gayretin odaklanmasını sağlamaktadır. Bu gerçeklik içinde devlet yapılanmasında insanların yeteneklerini daha duyarlı yaklaşımlarla ihtisasa ve beceriye yöneltmek gerekecektir.

Hangi insanın sektörün ne kadar yararına gelişim sağlayabileceğini bilebilmek çok zordur. Bu nedenle sektörleri stratejik duyarlılık kapsamında yönlendirmek gerekir. Batının firma bazlı yaklaşımı tekamül olguları bazında bir başlangıç sağlamıştır. Ancak bunu daha derinlemesine geliştirecek olan anlayış mutlaka stratejik merkezlerle realize edilebilir. Bunu görebilmek bile başlangıç için önemli olarak anlaşılmalıdır.

İnsanlar uzun zamanı tekamül perspektifinde anladıkça geleceğin ne kadar önemsenmesi gerektiğini de göreceklerdir.

k. İnsan – Üretim – Görev – Yaşam:

İnsan kendi bireysel duruşuyla toplumun üretim mantalitesindeki örgütsel tasarımını anlayarak yönelir. Görev insanın katkısındaki netliği ve dikkatini toplayacağı hususları belirler. İnsan bu denge içinde yaşamını idame ederken sağladığı fayda ve birikimin yorumunu yaparak tekamüle olanak verir.

Bu anlayış bütünlüğü içinde demokrasi insana doğru katkıları topluma yansıtma fırsatı verdiği ölçüde başarılı olacaktır. O halde demokrasi hayatı anlamamış ve zamanı oyun olarak görenlerin değil hayata fayda katanların emeklerine hürmet gösterebilmelidir. Demokrasi doğru ve rasyonel fikirlerin kazanmasına olanak vermiyorsa topluma zarar verir. İşte bu anlamda geleceği tekamül olarak görmek en doğrusu olmalıdır.

l. Yönetsel Duyarlılıklar Realitesi:

İnsanlar liderlerin söylediklerinden çok etkilenirler. Bu nedenle gündemi etkileyen konular genellikle profesyonelce seçilir ve önemsenmesi istenir. Bu oluşumlar çalışan sistematiklerden çok halkın belirli anlayış kriterlerine etki eder.

Toplumlar büyük kararları genellikle dirayetli ve etkili liderlerle kabullenirler. Zira büyük kararlar büyük gayret ister. Organize olarak gayreti ortaya koymak toplumu belli bir zaman içinde farklı ivmelerle etkiler. Bunların yarattığı şokları toplumun üzerinden atması çok uzun süreler alır. Ancak doğasına uygun maya ile realize edilen tekamül etkinlikleri toplumları iyiye ve uyguna götürecektir.

Bu görüşlerle liderlik perspektifini anlamlı kılmanın önemi her zaman anlamlı ve tercihe şayan olacaktır.

6. KARAR VERME GERÇEĞİ:

İnsanın en büyük özelliği toplumsal değerleri var edip geliştirebilmesidir. İlk çağ ortamında yaşam savaşı veren insanlığın yönetsel olgularını tatmin etmek kolaydı. Kişisellik taşımayan ve hayatı tanrısal örgü yad korku ile yönlendirmek mümkün olmuştur. Demokrasi açılım yapılanmasında ikna etmeyi ve ikna olmayı önemsemektedir. Bu durumda alınan kararların anlaşılır, anlamlı ve faydalı olması gerekir. Bu bağlamda katılan disiplini veren yaklaşım örgütsel dinamiklerden destek alacaktır.

Karar vermek bir takım avantajları benimsemekle gerçeklik kazanır. Ancak her karar bazı yönleriyle dezavantaj da taşır. İnsanlığın karar olguları doktriner olduğu kadar mantıklıda olmalıdır. Hayır ve şerri insanlık uzun tecrübelerinde yeteri kadar algılamış bulunmaktadır. Nitekim ADN hiçte bazılarının sandığı gibi ahlaksızlık açılımı yaratmamaktadır. Hatta daha kuvvetli olarak disiplinle özgürlüğü bütünleştirmeye çalışmaktadır.

a. Kim – Neden – Niçin:

Demokrasi kurumları kendi ihtisaslarında ortak disipline davet eder. Bu ne demektir? İnsanlar bireysel duruşlarının cazibesiyle hak ediş realitesine yöneleceklerdir. Çalışkan insanlar ve derinlik katan çabalar her çağda olduğu gibi Altın çağda da önem taşıyacaktır. Bu insanlığın farklılık disiplininin yaşama yansımasından başka bir şey değildir.

Hiyerarşik olguları değişmezlikle boyamak yerine insanlara önem ve öncelik veren gerçeklikleri oluşturmak çok daha faydalı görülmelidir. İnsan kendini arayacaksa mutlaka teşebbüs olabilmeli ve yönelişe sabır ve alaka yöneltebilmelidir. İnsan kim ve kimler olarak kendini yargılarken çabası ve hayal gücü eksenlerinde derinlik bulabilmelidir.

Unutmamak gerekir ki herkes bir anlamda tanrısal bereketin özelliklerini taşır ve bunu anlamlı kılmak için mücadele eder.

b. Ne – Nerede – Ne zaman:

İnsan eğer kendisine bir yöneliş disiplini kazandırmışsa onun neyi yapabileceğini kestirmek zordur. En önemlisi kalite anlayışı ve bunun vazgeçilmez değerlerini önemsemektir. Böylece insan ne istediğini, bunu nasıl elde edebileceğini, ne zaman becerisini dengeleyebileceğini hissedebilir. Sanat ve beceri olguları insan yaşantısını renklendirdikçe insana duygusal bir derinlik yapılanması kazandırır. Bu nedenle duygu yönetimi olgularını şiir ve tiyatroyla desteklemek ve geliştirmek gerekir.

İnsanlığın en önemli yenilenme yönelişi istekler ve detaylar bazındaki gerçekçiliğidir. Bu oluşumları dikkatle bütünleştirmek, zamana katlanmayı bilmek bize tarihin öğrettiği hususlardır. Şimdi önemli olduğu kadar gelecek vizyonu da önemlidir. Şimdiyi geleceğe doğru götürmek insanın kendine has becerisini ortaya koyar.

c. Devletin Tez – Anti Tez Yaklaşımı Duyarlılıkları:

Artık biliyoruz ki insanlık insan için değer üreten bir işlevselliği ortaya koymaktadır. Bu oluşum halkı önemsemeyi tüm insanların mutluluğunu hedef almaktadır. Avrupa’da doğan sahipliğin soyluların kendilerine uygun yönlendirmesiyle oluşan sistematiğin manasızlığı anlaşılmış olmalıdır. Rasyonalizasyon insanlık ortak mantığının yöneliş disiplinini sağlayacaktır.

Sosyalizasyon şartlarını önemsizleştiren anlayış hiç şüphesiz halkın güç formasyonunu olumsuz etkilemiştir. Ancak yalnızlığın yarattığı arayış derinlikleri de zaman boyutunda fayda sağlamıştır. Bu durumda tez veya anti tez duruşları hayır ve şer olarak değil fayda eksenli analiz edilebilmelidir. Demokraside halkın meşgul edilmesi değil özendirici etkilerin kullanılması önem taşıdıkça halk gerçeklerden uzaklaşır.

O zaman fayda ve daha fazla değer yaklaşımı incelenen konuları daha dikkatli görebilme sonucunu yaratacaktır.

d. ADN Perspektifi Realitesi:

ADN her insanın hayata katkısı olduğunu kabul eder ve bireye kendisini tekamül ettirecek davranışı öğretir. Bu kendisini ve hayatı daha anlamlı kılmasına olanak verir. ADN bir sonuç değil bir başlangıçtır. Demokrasi halkın duyarlılıklarıyla etkinliğini yaratma becerisi olarak düşünüldüğünde doğru yönelişlerin yönetilmesi gerektiği ortaya çıkacaktır.

İnsan önce demokrat olmayı yani kendi için istediklerini başkaları içinde önemsemeyi öğrenmelidir. Bunun dinler içinde önem taşıdığını bilebilmeliyiz. Bu tanrının iyilik eksenli açılımının realitesi olmaktadır.

Yaşantıyı hak ediş olarak görebilmek, kendini güvenli bulmak ve iradesine önem vermekle ahenk taşıyacaktır. İnsan kendine değer gördüklerini başkaları içinde önemli görmekle insanlığa önemli ölçüde yaklaşacaktır.

e. Lider ve Etkisi:

Kuranı Kerim siyasal örgütlenmeyi üç eksen üzerinde emretmiştir. O halde liderler bu üç oluşuma ahenk katacak şekilde kurumlarını etkileyebilmeli, devletin davransal performansını bu kalıplarla anlamlı kılmalıdır.

Unutmamak gerekir ki liderlik sadece kendi üzerinde bütün ihtisasları toplamak değildir. Lider kadroları etkilemesi devlete varoluş ve performans etkisi sunmayı önemseyecek tarzda davranabilmelidir. Artık din – sosyalizm veya anarşizm değil rasyonel demokrasi zihniyeti kurulacak ve buna katkı sağlamak önemsenecektir.

Liderlerin ahlak değerleri kendilerini anlaşılır kılmayı ortaya koyar. Lider diplomatik öncelikleriyle saygınlığı değerli kılabilmeyi önemsemelidir. Davranış ve konuşma disiplin – heyecan ve içerik taşıdıkça liderde duruşundan zevk alacaktır.

f. Güven ve Paylaşımı:

Birkaç asır önceki dünyanın durumu düşünüldüğünde insanların gelecekleri bazında ne kadar şaşkın bir duruşu yaşadıklarını görebilmekteyiz. Bugün hiç değilse dünyanın büyük bir bölümü gelecek endişeleri taşısa da toplumun kendine yaşam çaresi sunacağını ummaktadırlar. Bu önemli bir gerçekliktir.

İnsanlar duruş öykülerine beceri ve ihtisas kattıkça değer kazanmakta ve bu değer yaşama yansıdıkça anlaşılır değerler husule gelebilmektedir. Hak ediş perspektifi görev duyarlılığında mutluluk anlayışını ortaya koymuş ve insanlar çalışmayı ekonomik gelecek muvacehesinde başarmışlardır. İhtisas ve eğitim formasyonları geliştikçe insanlar zenginleşen toplumun fırsatlarıyla dengelenen bir yapılanmayı başaracaklardır. Bunların temelini öncelikle kendine sonra çevreye olan güven duygusu ile realize etmek mümkün olacaktır.

g. Yönetilen Kimliği Kabulü:

Kainatın bir tek hükümdarı Yüce Allahtır. İnsanların hepsi yönetilen oluşumunda yer alan durumundadırlar. Nitekim Yüce Allah bize bizden istediklerine hükmetmiştir. Başta ben olmak üzere görevimizi yerine getirmeye çalışan insanlar Yüce Allahın takdirine şayan olmayı aramaktayız.

Yönetilen kendisinden istenenleri bilendir. Bu da mutluluk ve iyilik kapsamında anlaşılırlık kazanmaktadır. Görevi mutluluk olarak görmek yeterli değildir. Görevi ve hayatı başarıya yöneltmek mutluluğa zemin hazırlar. Asıl mutluluk tasarımı eşlerin başarılarıdır. Bu da aşk ve duygu bütünlüğü olmaktadır. İşte insanın yönetilen anlayışı içindeki duruşu budur.

Namazın bir görev telaki edilmesi nasıl sorumluluk aşılıyorsa mutluluğu hedeflemek ve bunu başarmak için azmetmekte önemsenmesi gereken bir oluştur.

h. Yöneten Duruşu Anlayışı:

İnsanların sorumluluk kapasiteleri onların sosyal duruş oluşumlarını belirler. Yöneten bir anlamda geniş düşünebilen kişidir. İnsanın tanrısal duruş yanı, yani içindeki aslan insanlara hükmetme, insanları yönlendirme kurgusunda önemli rol oynar.

İşte bu bakımlar çerçevesinde yöneten ve yönetilen duyarlılıkları insanda var olan ana liderlik oluşum mekanikleridir. İslamiyet’in insanları soysuzlaştırmadığı onu azametindeki kurgusuyla bütünleştirmeyi amaçladığını hiçbir zaman unutmamalıyız.

ADN duyarlılıkları görevi de sorumluluğu da özgürlüğü de anlaşılır kılmıştır. İnsanlık bu açıklamalarla kendi duruş kabiliyetini yansıtabilecek verilere ulaştırabilecektir. Strateji-rasyonalizasyon gibi derinlikler insanlara yöneten kimliği aşılayabilecek çalışmalardır. İnsan isterse her şeye ulaşabilecek özelliklere sahiptir.

i. Bireysel Duruş Kimliği:

İnsanın insanlar üzerinde kendini farklı bulduğu ve kıldığı hususları iyi görmesi gerekir. Aile içinde ebeveynler kendi duruşlarına uygun ahenk katarlar. Kadın eğer kocasının kendi cazibesinde esir olduğunu düşünüyorsa bu etkiyi kullanmayı amaçlayacaktır. Erkek eğer meslek veya sosyal duruş etkisinde ekonomik etkiyi önemsemişse kadınını bu yolda etkilemeyi düşünecektir. Aslında aile kadın ile erkeğin birbirlerini tamamladığı bir ekonomi ile anlam kazanmaktadır. Kadın kendi kariyeri veya alışkanlıklarıyla etki kurabiliyorsa kolay ve dengeli bir davranış yarabilecektir.

Bütün bunlar yanında kabiliyetleri oluşturan ve insanlara yetenek katan bir toplum içinde yaşayabiliyorsak bireysel duruş daha anlamlı yapılar ortaya koyabilecektir. Mantık ve duygu bireysel davranışın bileşkesini ortaya koyacak şekilde dengelenmelidir.

j. Kurumsal Etkileşim ve İhtisas:

Toplumu modern kriterlere sokan insanlar değil insanların kurumsal berekette ürettikleri ihtisastır. Nitekim Yakın çağ gelişim perspektifinde bu yapılanmayı oluşturmayı başarmıştır. Az gelişmiş ülkelerde de zaman içinde bu oluşumları yerleştirmek mümkün olacaktır.

Kurumların performansı dengeleri kadar topluma katkıda oluşturdukları derinlik anlam taşır. Bu bakımdan kurumlar kendilerini profesyonelleştirdikçe yönetselliğe de katkı sunacaklardır. İnsanların çabaları ile ihtisasın gerekleri aynı istikameti bulduğunda toplumlar örgütlenme becerilerine kavuşmaktadırlar.

Kurumlar halkın gururu ve becerisidir. Bu seçkinliği önemsemeyen halk gelişmeyi ve tekamülü gerektiği şekilde realize edemez.

k. Yönetimde Kararlılık ve duyarlılıklar:

Devletin rasyonel sistematik bilincini başta anayasa olmak üzere kanunlar belirler. Sınıf egemenliği haklı görülebilecek nedenlerini aştığından insanların halka verebileceği değerler kapsamında doğruları görebilmesi ve bu oluşumları anlaşılır kılması gerekir.

Siyaset değişime cesaret katan kendine özgü üretkenlikleri olması gereken bir yaklaşımdır. Dolayısıyla üç yöneliş perspektifinde halkın duyarlı kılınması bence insanlığa verilebilecek en değerli oluşum olmalıdır. Siyaset yönetsel bilinci ve demokrasi içinde hareket eksenlerini ortaya koyan bir yöneliş fonksiyonu olmaktadır. İnsanlar kendi değerleriyle toplumun ihtiyaçları çerçevesinde değerler üretebildikçe bu tekamüle katkı sağlayacaktır.

l. Lider Tercihi Bilinci:

İnsanların çoğulcu sistematik içinde toplumları duyarlı kılmaları önemli bir benimsemedir. Bu doğrunun tek olmadığını ve birden fazla doğru içinden seçilecek alternatifin önemli olduğunu açıklamaktadır. Üç siyasi yöneliş içinde lider etkisi yaratmadan insanların doğruyu algılamaları çok zordur. Yaşamın vecibeleriyle boğuşan insanın bir yönetim çekişmesini tüm duyarlılıklarla işleyebilmesi mümkün değildir.

Özellikle televizyon liderleri halkın tanıması veçhesiyle önemli kabiliyet sunmuştur. Halk duyarlılıklarını liderlerin açıklama ve yönelişlerinde algılamaları bir anlamda kendiyle bütünleşen bir hassasiyeti anlaşılır kılmaktadır. Yöneten – yönetilen – doğa ayırımı birbirini tamamlayan ortak bilinç tutarlılıklarını anlamamızı sağlayan ayrışım olmaktadır. Liderler bunlara uyum ve ahenk olgularında kendilerine çeki düzen verebilirler.

m. Seçim Realitesi Bilinci:

Demokrasinin halk içinde en doğal kabullenmeyi yaratan yönü seçim realitesidir. Sanki her şey açıkmış gibi yapılan seçimin gerçekte sanal bir tercih olduğunu bugün bu anlayışla güç telaki edenlerin kendilerini önemsediklerini söyleyebiliriz.

Aslında ihtisas denkleminde bilgisayar ortamında cemiyetlerin halka önemli mesajlar türetebilmeleri mümkündür. Gerçek manada halk kimsenin malı değildir. Yöneliş yapılanmasında duyarlılık göstermek önemsenebilir ama devlet kurumsal davranış teşkilinde kendi oluşumuna yön verebilse liderlerin fonksiyonları da etkisizleşecektir.

Ben ihtisas kurumlarının kendi stratejik değerlendirmelerini halkla bütünleştirmesinden yanayım. Böylece bireylerde kendi yöneliş karakterlerini buna göre yapılandırabilirler.

n. Tercih Kimliği ve Demokrasi:

Devlet çalışmasını yaparken stratejik kurumsal oluşumu ile siyasi partinin performans ve hedefler cihetiyle liderle desteklenen bir gelecek yapılanmasını tercih etmesini önemsemiştim. Siyasi partiler ülkelerin gelecek bazındaki riskleri değil de ortak mutlulukları ortaya koyabilecek düşünselliğe ulaştıklarında insanlar bu çabaları haklı bulacaklardır.

Demokrasi çok geniş bir yelpazede performansla bütünleşen bir gelecek yönetiminin anlayış olarak herkese açık olduğunu gösteren çok manalı bir duruş taşır. Bu duruşu kutsal kabul etmek insanları sorumluluk bazında dengeleyecektir. İnsanlık kendi kendini sahibi olmadan ama sahiplik olgularını bilerek yaşamasını öğrendiğinde eminim ki gerçek demokrasiyi kurmuş olacaklardır.

31 Temmuz 2010 Cumartesi

Genel Turizm Konsepti

0. BAŞLARKEN:

Dünya turizm oluşum dinamiklerini değiştirmek ya da bunların varsa mantığını eleştirmek amacımız dışındadır. Biz turizm olgularını kültürel manada zenginleştirmek insanların renkliliğini arttırmayı ve böylece daha mutlu olmalarını sağlamayı amaçlamaktayız. Dünyanın özellikle turizm çıkış noktalarının Batı soylularının hareketliliğinde anlam kazandığını bilmekteyiz. Bu şu demektir. Soylular dünyanın suyunu daha detaylarda çıkarmayı öngörmüşlerdir. Biz ise insanların turizm çerçevesinde zamana ve mutluluklarına ne katabiliriz onu düşünmekteyiz.

Turizm gezmek demek yanında öğrenmek, zamanı değerlendirmek ve en önemlisi düşünmek bazında kazanması gereken hususlara sahip olmalıdır. Yoksa kuru kuruya zamanı törpülemek olmamalıdır. Bunun duygusal ve eğitsel mekanikleri belirginleşmeden insanların doğasına bırakılmaması gerektiğine inanmaktayız.

1. TURİZM VE BEKLENTİLERİ:

Turizm bireyler ve aileler için belli bir süre içinde “değişiklik” yaşamak olarak anlaşılmalıdır. Böyle olunca bu değişikliğin hem kültürel manası, hem zamanın değerlendirilmesi hem de yaşanılan şekli ile buna değmesi önem taşımalıdır.

Turizmi her merkezinde başkalık olarak tasarlamak ve geliştirmek renkli bir dünya için bir görev olarak telaki edilmelidir. Değişikliği sağlık, beslenme, zamanı değerlendirme olgularıyla yaşamak insanı hem mutlu edecek hem de düşünmesini sağlayacaktır.

Yakın Çağın mekanik çalışan insanı yerine Altın Çağın etkin düşünen insanı tatmin edilmeye çalışılmalıdır. Bu şekilde insanların daha mutlu ve organize olacakları hiç şüphesiz kaçınılmaz olacaktır.

Dolayısıyla beklentiyi değerli ve anlamlı olarak görmeli ve anlamlıyız. Bizim maksadımız bu açıdan önemli görülmelidir.

a. Turizmden Beklenen Hususlar:

İnsanlar turistik manada fonksiyon kazanmayı bir gereklilik olarak görmelidirler. “Tebdili Mekanda Ferahlık vardır” sözü insanlara rehber olmalıdır. İnsanın mekan değişimini önemsemesi yarattığı tatil periyodunda sağlayacağı faydayı anlamasıyla olur. Zamanı sadece günlük yaşantının monotonluğundan kurtulmak olarak görmek bence eksikliktir. Bunun yanında gezip görülecek yerler, öğrenilecek kabiliyetler ve en önemlisi sağlık-temizlik ve huzur açısından tutarlılık önemli hususlar olmalıdır.

Bugün gelişmiş ülkelerde turizm dünyayı görmek olarak algılanmaktadır. Bu bağlamda doğal güzellikler yanında tarihi birikimde insanları etkilemektedir. Kültür dinamikleri yaratılmasa da insanlar bir parça da olsa bunları gözlemleme fırsatı bulabilmektedirler.

Turizmden beklenen hususları ben düşünen insan boyutuna getirmek istiyorum. Bu açıdan bakıldığında insanların Altın Çağ olgularını kaynaştırıcı mekanikler üretecek şekilde işlemek ve özendirmek gerekir.

Turist yaz-kış veya bahar dönemlerinde etkilenecek şekilde cazibelere yöneltilebilir. Bunu oluşturmak biraz hayal gücü biraz da yatırım imkanı ile gerçekleşebilir. Mesela Türkiye’deki turistik bölgelerin çoğu yaz döneminde 5-6 kış döneminde ise 4-5 ay aktif olabilmektedirler.

Muğla kış döneminde atıl bir kapasite ile karşı karşıyadır. Bu hem işlevsellik kalitesini düşürmekte hem de insan gücü formasyonu açısından zafiyet yaratmaktadır. Kış mevsiminde bölgede kültüre ve tarihe dayalı rasyonel cazibeler yaratılabilir ve bu yaklaşım dünya tarafından benimsenebilir. Bunları ortaya koyacak olanlar bu konuların profesyonelleridir.

b. Yöresel Turizm Dinamikleri:

Dünyada her bölge değişik tarih ve kültür birikimine sahiptir. Bu özelliği anlaşılır kılmak ve bunları geleceğe pozitif anlamda taşımak özel bir çaba gerektirir. Bu nedenle şehir kendi yöresel dinamiklerini anlaşılır kılmalı ve bunu turizme sunacak çabaları üretmelidir.

Belki 30 yıl önce sadece yatak kapasitesi ile ölçülmeye başlayan turizmin bugün meşru cazibeleri sunma ve yaratma zamanı gelmiş olmalıdır. Tatil köylerinin kendilerine özgü dinamikleri mutlaka örnek alınarak turizm kasaba ve şehirlerini bu bakış açısından zengin cazibelerle donatmak önemlidir.

Tarih ve kültür insanlara renkli olarak sunulabilir duruma getirilerek yöreler cazip ve anlamlı turizm merkezleri haline getirilebilir.

c. Turizmin Farklılık Konsepti:

Turizmin çekici yanı yarattığı farklılıkta olmalıdır. Dolayısıyla turist tasarlanmış bir farklılığı yaşayarak hem organizasyon yönünden duyarlılığı hem de materyal yönünden başkalığı hissedebilmelidir. Eğer böyle olursa turizm cazibe olarak bütün dünyayı insanlar için öğretici ve öğrenici özelliklerle donatabilir. Bizim istediğimiz de zaten budur.

İnsanların kültür olgularında başkalıkları anlaşılır kılmak ve bunu göstermek başlangıç olarak epey zengin bir farklılık oluşmasına olanak verecektir. Bu farklıkları geleceğe dönük tasarımlarla renklendirmek yine bu farklılık kaynağını geliştirici bir etki oluşturacaktır.

İnsanların ilgi ve alakaları kendilerini tanımaya fırsat vermelidir. Bu nedenle başkalığı yorumlamak insanın kendisini tanımasının yolu olarak algılanmalıdır. Farklılık yaratmak ise insan için çalışma sahası olarak kendini sürekli canlı tutacaktır.

d. İnsanların İlgisi Çerçevesinde Turizm:

Toplumların kültür tutarlılıkları turizm çeşitlerini de etkileyerek farklılıklara yönelme açısından özellik teşkil eder. Bazı insanlar tarih ile bazı insanlar doğal güzelliklerle, bazı insanlarda yaratılan farklılıklarla turizme ilgi duyacaklardır. Dolayısıyla öncelik iç turizm dengelerini etkileyecek oluşumlara verilmelidir. Her insan kendi yaşadığı ülkenin özelliklerini öncelikle öğrenmelidir.

Turizmin sağlık boyutu belki de en önemli olanıdır. Kaplıcaların, yaz aylarında güneşin ve tabii ki tuzlu suyun vücuda gerekliliği bazında önemsenmesini sağlamak gerekir. Yürüyüş, yüzme, dağcılık, diğer su sporları, tatil perspektifinde aranması ve önemsenmesi gereken hususlardır.

Temizliği benimsemek de önemli görülmelidir. Turizm aynı zamanda teknolojik yenilikleri tanıtma fırsatı olarak kullanılmalıdır. Böylece kültürel duyarsızlıklar yok edilebilir ve sağlıklı ve zinde insan profiline dayanan hususlar ortaya çıkarılabilir.

e. Zaman Boyutunda Turizm:

Bir şehrin turizm imkanları zaman boyutunda kendini yenileyebilecek özellik taşımalıdır. Bu önemsendiği ölçüde hem kültür olguları tazelenecek hem değişiklikleri insanlar gözlemleyerek farklı oluşumlara dikkatleri çekilecektir.

Teknoloji – kültür perspektifinde insanlığın tutarlılığını arttırdığı imkanlar yaratıldıkça dünya insanlara daha fazla mutluluk verebilecek özelliklere ulaşacaktır. Dolayısıyla bir turizm bölgesi tasarlanırken mutlaka kendini yenileme perspektifi de göz önüne alınmalıdır.

Ben öyle zannediyorum ki birkaç on yıl sonra insanlar 100 yıllık planlar yapabilir duruma geleceklerdir. Bu planlar insanlığın kabiliyetlerinin daha belirginleşmiş olmasını sağlayacaktır. İnsanların tahayyül kabiliyetleri geliştikçe dünyada aradıkları farklılıkları da etkileyecek bir denge kurulacaktır.

f. Tarihsel Gelişim Trentleri:

İnsanlığın sosyolojik başkalaşım formasyonu ilkelden – gelişmişe anlaşılırlık kazandıkça tarihe ilgi ve alaka artacaktır. Bunun yaşamsal ya da kültürel olgularını canlandırmak insanlığa önemli yaklaşımlar verebilecektir.

Bugüne kadar savaşların halkları nasıl etkilediği konusu hiç gündeme getirilmemiştir. Halbuki savaşlar milletlerin oluşum trentlerine etki eden özellik taşımaktadırlar. Dünya tarihi dört millet grubunu etkileyecek çok önemli hususlar içermektedir.

Sosyolojik olguları MU medeniyetinden bu yana derlemek insanlığın belki de çok uzun dönemler çalışmasını gerektirecektir. Bunun turizme yönlendirilmesi önemli etkileşim yaratabilecektir.


g. Turizm Kültürü Konsepti:

Gelişen refah olguları genel bir turizm kültürü yaratmalıdır. Bunun başında sağlık, temizlik ve duyarlılık yatmalıdır. Böyle olunca insanların beklenti ve alışkanlıklarında tutarlılık ve rasyonalite yer edecektir.

Amaç turistik yerde en sağlıklı ve rahat olunacak tarzı anlamak ve bunu yaşamaktır. Böyle olunca her iklim ve turistik bölge kendisine uygunluk veren beklentileri analiz ederek turiste öğretebilmelidir.

Beslenme kültür olgularını yerel tatlarla zenginleştirmek insanların beslenme alışkanlıklarını zaman içinde olumlu şekilde etkileyebilecektir. Bu durumda belki de turizm canlı bir eğitsel olgu yaratabilmelidir.

Zamanın yaşamsal davranış kimliğini de duyarlı kılacağını düşündürmelidir. Böylece insan zaman ve mekan kavramlarında kader kardeşliği bincinin faydasını bulabilecektir.

h. İnsanlar ve Turizm İlişkisi:

İnsanların zaman boyutunda oluşturduğu “çok yaşayan değil çok gezen bilir” sözü ne kadar doğruysa bunu hayata sunmak insanlığın görevidir. Dolayısıyla turizm olgusunu eğitsel manada bir faktör olarak görmeliyiz. Eskiden nasıl kültür farklılıklarının yarattığı görsellik ve doğa önemseniyorsa bunu kültürel anlayışın derinlikleriyle zenginleştirmeliyiz.

Belki de öyle turizm konseptleri yaratılacak ki an beş gün gibi bir sürede yeni bir hayat anlayışı kazanılabilecektir. Özellikle aşk muhabbetleri ve hikayeleri çoğaltılarak insanların karşı cinsle duyarlı ve anlamlı zenginlik ve derinlik kazanmalarına yol gösterebilecektir.

Turizm anlayışı küçük hikayelerden yola çıkılarak çok kapsamlı anlayışları yaratabilmelidir. İnsanların hayal güçleri ve sosyolojik doğa insanlara renkli olgular verebilecek tutarlılıklarla süslenmelidir.



i. Turizmin Anlaşılabilirliği ve Faydaları:

Turizm öncelikle doğa boyutunda cazibe taşır. Bu iklim ve coğrafi şartlarda insana yaşam duruşu verir. İkinci olarak turistik bölgenin kültürel dinamiklerini tanıma fırsatı verir. Üçüncü olarak tasarlanan fayda oluşumunda hassasiyet yaratacaktır.

Tebdili mekanın insana kazandırdığı hassasiyet ve duyarlılık iyi kullanılarak turistin sağlık, zindelik ve tecrübe bazında yenilenmesi önemsenmelidir. Bu özellikler göz önünde bulundurularak ilkelden gelişmişe insan duyarlılıkları analiz edildikçe bu sahanın kültür ve iklim etkileri daha iyi görülebilecektir. Bunun tarihsel boyutu da ortaya konuldukça insanların duyarlılıkları daha da anlam taşıyacaktır.

Turizmi tekamül açısından faydaya dönüştürmek önemsenecek bir husus olmalıdır. Bu faydalarla yaşam irtibatlandığında insanın kendi kültür mayası da anlaşılırlık kazanacaktır.

j. Bölgesel Turizm Konsepti:

Turizm açısından kendine özgürlük taşıyan her bölge kendi duruş kimliğini yaratacak bir bütünlük içinde tasarlanabilmelidir. Bu özellikle başlangıçta bölgeyi tutarlı bir kimliğe yöneltecek ve şehir yada kasabalar tutarlılıklarını görebileceklerdir.

Her ülke kendi turizm olgularını öncelikle kendi insanı için faydalı bir veçheye sokabilmelidir. Daha sonra ülkeler arası uygunluk perspektifleri aranılarak bulunacaktır.

Tabiat – insan öğesinin zaman boyutundaki tutarlılıkları- beslenme ve eğlenme kültür bulgularının önemsenmesi ve nihayet kültür davranışı anlaşılırlık kazandıkça bunun rasyonalitesi de anlaşılacaktır.

k. Yaz Turizmi Özellikleri:

Yaz turizmi denince akla öncelikle güneş – tuzlu su ve deniz gelmelidir. Her yaz her insan güneşten ve tuzlu suyun vücuda sağladığı statik dengelerden haberdar olmalı ve sağlık yönüyle bunlardan yararlanmayı benimsemelidir.

Deniz deyince akla öncelikli yüzme alışkanlıkları gelmelidir. Yüzmenin insan vücudunu nasıl güzelleştirdiği anlaşılırlık kazanmalı ve insanlara bunu başarmanın yolu gösterilmelidir. Kürek çekmek ve yelken kullanmak insan doğasına bireysel anlamda çok şey katar. Bunları anlaşılır kılmak ve insanları bunlara yöneltmek bence çok önemlidir. Daha sonra kolektif manada yat kullanma becerisinin sosyalitesi ve uyumu kullanılmalıdır. Dolayısıyla yaz turizmini sevilebilir yapmak kademe kademe kabiliyet kazanılmasıyla yakından ilişkili olmalıdır.

Yaz turizmi kapsamı tutarlılık kazandıkça insanların tatmini de gelişecek ve anlam kazanacaktır.

l. Kış Turizmi Özellikleri:

Kış turizmi de başta kar olmak üzere yüksek irtifanın sağlık dengeleri ve dağ-orman çeşitlemesinde dayanıklılık perspektifi insanlara cazip gelmelidir. Kayak ve kar oyunları tecrübe ve yetenek kapsamında yönlendirici nitelik taşımalı böylece bireyin tatmin yeterliliği oluşturulmalıdır.

Kış yaşantısının sembolize edildiği ortam insana çok şey anlatabilmelidir. Kültürel olgularla manalandırılacak periyotlarla insan kendini burada da önemsemeli ve manalandırabilmelidir.

Kış turizmi süresi belki de bir haftalık periyotta yetenek bazlı kademeli olarak değerlendirilmelidir. Bu bireysel anlamda tatmin seviyesini etkileyebilir ve böylece insanlar daha fazla keyif ve zevk alabilirler.

m. Köy Turizmi Özellikleri:

Her köy doğanın genişliğinde iç içe farklı kabiliyetler ve özellikler taşır. Bunu rasyonel bir doğa uyumuna dönüştürmek ve insanlara bir hafta- on günlük periyotlarda renkli zaman geçirtmek şeklinde tutarlılıkla dengelenebilir.

Hayvanlarla iç içe olmak, tarım olgularıyla bireysel manada bir işlevsellik kazanmak insanlara farklı ve enteresan gelecektir. Böylece insanlar tabiatı daha kapsamlı tanıma fırsatı bulabileceklerdir. Yürüyüş açısından bu tasarımlar insana hem sağlık hem de zindelik aşılayabilmelidir.

Tabiat içinde köy kültürünü tanımak ve bunu yaşamak insanların birbirlerini anlamalarına destek olacaktır.

n. Şehrin Turistik Boyutu:

Büyük küçük her şehir kendini bir de turizm açısından değerlendirmelidir. Şehrin yapılanma konseptinin halkla bütünleşmesi, onun yaşamsal dinamiklerinin tutarlılığı ve bunu ortaya koyan emeğin yetenekleri insanlara cazip gelecektir.

İnsanlara kültürel manada kaynaştıracak yönelişler teşvik edilerek yönlendirilmelidir. Tiyatro ve sportif etkinlikler kaynaştırıcı anlamda geliştirilmelidir.

Şehrin kültür dinamiklerini belirginleştirmek ve insanlara canlılığı ile sunabilmek hem anlaşılırlığını arttıracak hem de tekamül trentlerini etkileyecektir. Bu nedenle insanların temas etkinliği önemsenmeli ve bundan azami yararlanmayı benimsemelidir.

o. Yürüyüş ve Gezi Konseptleri:

Ürüyüş güzergahları yapılandırılarak insanların istifade ve zevklerine sunulması önemsenmesi gereken bir husustur. Yürüyüş perspektifi özellikle köy ve kış turizmi için öncelik taşımalıdır. Şehirlerin tarihsel ve kültürel olgularını yansıtan gezilerinde çok önemli olduğunu düşünüyorum. Bu gezi tasarımlarının insanları aktif etkileyecek tarzda oluşturulması önemsenmeli ve böylece birey daha fazla kültürün dinamikleriyle bütünleşebilmelidir.

Yürüyüş güzergahları yanında insanların dinlenme ve keyif olgularını da ön planda tutmak gerekir. Böylece cazibe ve formalite anlam kazanabilir.

p. Tarihi Yerlerin Sunumu:

Bölgedeki tarihi yerleri yaşam zamanı olgularıyla bütünleştiren bir canlılığın insanlığa çok
düşünsel manada boyut katacağına inanıyorum. Bunların külliyen olmasa da bir bölümlerinin hayata yansıtılması bence çok ilginç olacaktır.

Bu tarih oluşumlarını kültürel bazda incelemek ve onları anlayabilmek insanın duyarlılığını arttıracaktır. Böylece kültür oluşumları canlılık kazanacak tarihin bugüne akışı netleşecektir. Sosyolojiye tarihsel bir duruş ve kültür etkileri anlamında bakabilmek insanın kendisini daha iyi tanımasına olanak verecektir.

q. Tiyatro ve Kültür:

Tiyatro kültür yansıtılması bakımından çok tutarlı bir araçtır. Bu yolla insanlara seçilen derinlikte mesajlar verebilmek mümkündür. Tiyatroyu aktif eksende tutarlı kılmak içinde gayret sarf etmelidir. Bu uygulama insanlara karakter anlaşımı bakımından katkı sağlayabilir.

Kültür olgularını dilde yansımaya aktarmak insan ilgi ve duyarlılığını oldukça fazla etkileyebilir. Amacımızın insanları düşündürmek böylece duyarlılıklarını arttırmak olduğunu unutmamalıyız. Bu yönüyle tiyatro belki on beş dakikada çok kapsamlı duyarlılıkları resmetme fırsatı verebilir.

Amacımız insan yaşam bulgularını insanın anlamasına sunmak olmalıdır. Bu bölgede söylenen bir sözün veya fikrin ön plana çıkarılması belki de insanlık için önemli bir katkı olacaktır.

r. Eğlence Anlamında Tutarlılıklar:

Turizmin mutlaka eğlence açısından kendine özgü bir yapısı olmalıdır. Yani insanlara hoş vakit geçirme bağlamında özellikle geceleri planlanmış ve benimsenen özelliklerle donatılmış eğlence uygulamaları olmalıdır. Eğlence müzik – dans ve diğer özellikleriyle mutlaka her yörede kendine özgülük yaratabilecek zenginliği tutturabilmelidir. Bunun uygulamasında aktif olunacak dengelerde bulunmalı ki birey hem daha doğal bir şekilde eğlenceden payını alabilsin.

Eğlence kültür dengeleri ile tutarlı olursa daha ilginç ve çekici olabilir. Folklörün aktif uygulaması, müzik parçalarının aktif söylenmesi, dans figürlerinin kendine özgü kalıplarının yaratılması veya diğer sanat aktiviteleri uygulama alanını zenginleştirecektir.

Bence eğlence kendine özgülüğü ile bir tasarım olmalıdır. Bunu yaratabilmek mutlaka özel yeteneklerin buna kafa yorması ile mümkün olabilir.

s. Yeterlilik Bazında Dinamikler:

Turizm zamanı ve mekanı kullanma ve planlama yapısı ile mutlaka belirgin oluşu ortaya koyacaktır. Gayeye ulaşmak zamanı boş geçirerek sağlanamaz. Turist kendisine alternatif seçenekler bulmaktan çok tercih ettiği zaman uygulamasını benimsemeyi tercih edecek şekilde olmalıdır.

Turist beklentilerini turizmin tasarım canlılığı ile bütünleştirebilmeli ve bundan beklediği faydayı bulabilmelidir. Bugün için uygulanan formasyon belli açılardan yeterlilik bazında uygunluk taşımamaktadır. Tatil köyleri uyguladıkları programlarla yarattıkları seçenekler bazında belki de bu işin en tutarlı uygulama merkezleridir.

Turistin zaman ve beklentiler uyarlılığında gerçekten tatmin olması önemlidir. Belki ilk etapta para ile dengelenecek bir çaba ortaya konulacaktır ama zamanla bu uygulama tüm turizm sahasına yayılarak kalite oluşturtabilecektir.

t. İklim ve Doğa Kaynaşması:

İklim şartları turizm kalıplarına kendine özgülük katabilecek etkiyi yapar. İklimin ortaya koyduğu zamanlama da turizmi etkileyen ana faktörlerden biridir. Bu uygulama senenin belli zamanının turizme uygunluğuna neden olur.

Yapılan yatırımlar ve kazanılan kabiliyetler senenin belli zamanı ile kısıtlanınca uygulamada kullanılan insan gücünün yaratılmasında zorluk çıkarır. Bunu yenebilmek özellikle insan gücünü diğer zamanlarda istihdam edecek alternatif kabiliyetler türetmeye zorlar. Bence yılın diğer zamanında tiyatro ve sanat etkinlikleriyle turizmi farklı bir dengeye yöneltmek mümkün olabilir.

Yılın diğer periyodu yine turist çekebilir, bu belki diğer zaman gibi olmaz ama kendine özgülük yaratılarak spor ve sanat uygulamalarında çeşitli atraksiyonlarla beraber cazibe yaratabilir diye düşünüyorum.

2. TURİZM TASARIM DENGELERİ:

Bugün zamanla profesyonelleşecek olan zamanı ve tekrarı ile beğeni ve duyarlılık yaratan bir turizm perspektifi gelişmiş durumdadır. Sadece biraz daha dikkatli şekilde insanla uyumu ve beklentilerin yoğunlaşması bağlamında tekamül ettirilecek kısımlar vardır. İnsanları toplu halde etkin yapabilmek öncelikle uygulamanın ihtiyaç duyacağı zaman disiplini açısından müşkülat çekileceği aşikardır. Ama bu yönü tasarım yetenekleriyle cazip kılınabilecek özellikler taşır.

İnsan yetenekleri ile eğlence merkezli düşünsellik aktif uygulama kazandıkça insanlar tatilden daha fazla şey beklemeye başlayacaklardır. Bir tatil süresini müteakip yıllarla düşünerek derecelendirmek ve buna göre tatmin seviyesi oluşturmak tasarım dengelerine uygunluk katan bir sonuç yaratabilir. Dolayısıyla dünya bu perspektifte turizmi yapısına göre dengelemeli ve bunu bilimsel bir yapıya sokmalıdır.

a. Tutarlılıklar İlkesi:

Turizm zamanı kullanma bazında doğal, tarihi, kültürel anlamda önce tanıma sonra bundan zevk alma ve nihayet zamanı tatmin açısından maksimize etme özelliklerini göz önünde bulundurmalıdır. Bugün iklim ve doğaya önem veren ve zamanı kullanma etkinliğinde sadece zevk ve keyfi önemseyen bir yapı mevcuttur. Bunun insan yetenekleri ve zamandaki tatminkarlığı analiz edecek şekilde duyarlılık kazanması insanlara daha cazip gelecektir.

Sağlık ve yetenek tutarlılıkları bence en önemli etkilemeler olmalıdır. Böylece turizm katkı sağlayıcı bir fonksiyon yaratacak ve tasarım duyarlılıklarını yönlendirebilecek duruma kavuşacaktır.

İnsanların kültür duyarlılıkları ile dengelenen yapılanmalar onların düşünsel yeteneklerinin gelişmesini böylece daha dünya sosyalizasyonuna katkı sağlayıcı özellik kazanmasını oluşturacaktır.

b. Beklentilerin Netliği İlkesi:

Turizm çeşitlemesi insanların doğa ve yeteneklerine hitap eder nitelikleri önemsedikçe insanlar kendilerini daha mutlu hissedecektir. Bu durumda turizm merkezi kendi tasarım yapılanmasını beklentilerle bütünleştirerek ihtisaslaşan bir yönelişi yaratabilir. Böylece dünya çapında bir turizm düşünselliği ve fayda oluşum dengesi ortaya çıkar ki bu çabamızın gayesini oluşturur.

O zaman yaz, kış ve diğer turizm olguları kendilerini insan yetenek ve eğitim bazında fonksiyonel kılacak nitelikler oluşturacak şekilde düşünülmelidir. Bunu sağlayacak yapılanma beklentileri netleştirerek daha kolay anlaşılırlık kazanabilir. Bu durumda önemsenecek ihtisaslaşma ve öncelikler ortaya çıkacaktır. İnsanlar beklentileriyle yönelişlerini bütünleştirdiklerinde daha mutlu olacakları yönelişleri tercih edebilir duruma geleceklerdir.

c. Fayda Unsuru:

Turizm dinlenme ve değişiklik açısından kendine özgülük kazanmayı ihtisaslaştırarak insan ruhsal sağlık ölçülerini pozitif etkilemeyi amaç edinmelidir. O zaman dinlenme nedir? İnsan uyuyup içki içerek dinlenebilir mi? Bence hayır. Dinlenme değişik çaba içinde dinamik yaşayarak kendisine hedef aldığı faydayı başararak gerçekleştiğinde insana değişik bir haz verir.

Yüzmek, kayak kaymak, kürek çekmek, yürüyüş yapmak, yelken kullanmak bence dinlenme açısından çok önemli aktivitelerdir. Bunların öğrenme, benimseme ve zevk alma unsurlarıyla bütünleştirilmesi değişik mekan ve tarzlarla insanın kendisine mal etmesi fayda unsurunun anlaşılırlığını ortaya koyar.

Gerçek manada turizm insanlığa çok değer katan bir nitelik olmalı ve buna göre tekamül ettirilmelidir. Böyle pozitif değerler ortaya konuldukça hem insanlar yaptığı işi sevecekler hem de insanlık beklediği faydaları görebilecektir.

d. Profesyonellik Oluşumu:

Yüzmek bir özel sahadır. Her spor öğretmeni yüzmeyi öğretebilecek yetenek kazanamaz. Dolayısıyla yüzme öğretecek nitelikler önemli ve değerli olmalıdır.

Kayak öğretmenliği de aynı şekilde ele alınmalıdır. Dolayısıyla her fayda unsurunu kariyer oluşumunda dengeleyen profesyonellik teşvik edilmeli ve turizm bölgeleri kendi insan gücünü planlayan bir oluşumu yaratmalıdır.

Profesyonellik oluşturmadan turizm beklenen faydaya ulaşamaz. Dolayısıyla otel yaparak işe başladığımız turizm kendi fayda sahalarında profesyonelleştikçe katkı ve cazibesini kendisi yaratacaktır. Bunu yaratmayı amaç edinmek ve doğayı kendimize rehber kılmak en önemli husus olmalıdır.

İnsanlar fizik ve fizyolojik anlamda ve psikolojik anlamda faydalara yönelmeyi benimsedikçe bu profesyonelliğin tadını çıkaracaktır.

e. Yatırım – İşletim Bilinci:

Ülkenin her bölgesi için bir turizm konsepti yaratması ve bunu turiste fayda açısından rehberlemesi ilk adım olmalıdır. Bundan sonra tatil köyü, turistik belde ve tercihe dayanan modellerle sağlık, işletim ve uygunluk açısından örnek tarsımlar oluşturulmalıdır. Böylece yatırımcı ve işletmeci kendi fonksiyonel yapılanmalarını yönlendirerek gaye ulaşılabilirlik kazanmalıdır.

Turistik teşvik yerine mantığı ve mantalitesi olan oluşumlar destek bulacak böylece insanlar fayda üretmeyi öncelik olarak göreceklerdir. Her turizm tasarımı kendine özgü farklı faydalara yöneltildiğinde insanlar kendi tercihlerini önceliklendirebilme imkanına sahip olacaklardır.

Dolayısıyla turizm devlet – bölge ve mahal işlevselliğinde bir bütünlük sağlayacak yapılanma içinde oluşmalı ve yapılanmalıdır.

f. Yönlendirme ve Gelişim:

Her turizm oluşumu mutlaka değişik faydalar üretir. Bu oluşumu önceliklerle ihtisaslaşan bir karaktere kavuşturmak bilimsel destek yaratmak açısından önemli görülmelidir.

Eğlence ve dinlence yönelişlerine açıklık getirerek insanlara bu bağlamda bilgi vermek bence ilk adımdır. Bunu ortaya koyabilmek içinde turizm konseptine ve bunun açıklığına ihtiyaç vardır. Ortaya hiçbir fayda koymayan bunun yanında insanları dinlendirdiğini sanan yaklaşımlar insanlara ızdırap vermeyi bırakmalı ve tutarlılık taşıyacak yapıya kavuşturulmalıdır.

Eğlence bazında profesyonellik, sanat ve sporun müşterek yorumu ve kültürün yarattığı duyarlılıklarla bütünleşme aranılacak yapılanmaya yönelinmesini sağlayacaktır.

g. Varolanlar – Tasarlananlar:

Bir turizm bölgesi mutlaka var olan yapılanmasıyla öncelikli olarak benimsenmelidir. Tasarı ve stratejik yönlendirme bu oluşumun mantalitesini geliştirecek şekilde olmalıdır. Böyle yaklaşılırsa hem daha az yatırım yapılır hem de daha çabuk meyve toplanmaya başlar.

Normal ekonomik tutarlılıklar öncelikli olarak göz önünde bulundurulmalıdır.
Bir turizm tasarımının fiyatlandırılması arz – talep oluşumu ile olamaz. Mutlaka cazip ay veya zamanlar fırsat olarak değerlendirilmeli ancak diğer zamanlarda cazibe yaratacak değer taşımalıdır. Var olanları değerlendiremeyen ve insanların kullanımına sunamayan bir sistemin rasyonel olduğunu düşünmek yanlıştır.

Var olanları tutarlı ve anlamlı yapmak ayrı bir çaba ister. Bunu mutlaka bölge bazında destekleyen yapılanmalarla geliştirmek göz önünde tutulmalıdır.

h. Sosyalizasyon ve Kültür Dengeleri:

Yerleşim yerinin halk olarak kültürel duruşu öncelikle turizm mantalitesi ile bütünleştirilmeye çalışılmalıdır. Bu maksatlı cemiyetler ve örgütlenmeler yerel yönetimlerce desteklenerek halkın turizm mantalitesi yönlendirilmeli ve beklentiler ortaya konulmalıdır. Şehir veya kasaba turizmi yatırımcıların soygunu olarak görülmemelidir. Bu durumda halkın turizm maksatlı sosyalize edilmesi için çaba harcanmalıdır.

Yöre kültür olguları anlaşılır kılınmalı ve halk ile turistleri dengeleyen bir oluşum yaratılmaya çalışılmalıdır. Yerel eğlence kültürü dinamikleri tutarlılık kazandırılacak şekilde yönlendirilmelidir. Ayrıca turizmle bütünleşebilecek halkın istihdam edilebileceği sanat – spor – sosyalizasyon kapsamlı dengelerle araştırılıp hayata geçirilmelidir.

i. Anlayış Seferberliği:

Turizmin ortaya koyduğu ana gerçek farklı kültürlerin ev sahibi kültürün ayağına gelmesini sağlamasıdır. Bunun rasyonel faydası kültür alışverişine fırsat yaratmasıdır. Bu da gerek aktivitelerle gerekse misafir turist ağırlamalarıyla gerçekleşebilir.

Merak edenin turist olduğu, bu misafirlerin şehir halkı ile ilgili münasip yargılar oluşturabilmesi için pozitif görüntü ile ilişkilendirilmeleri gerektiği anlayışı öncelik taşımalıdır.

Turizmle halkı kullanmak değil halka hizmet ve ahenk katmakla olaya bakılmalıdır. Bir çok turistik yatırım bölgeyi para kazanma yolu olarak görür. Halbuki burası halkına da gerek istihdam gerekse kültür paylaşım ortamıyla fayda üretebilmelidir. Bu bakış açısında kapital ve insan duygusu bütünleştirilmeye çalışılmalıdır.

j. Konsept Bilinci:


Turizmin tutarlılığını ve fayda analizini yapabilmek mutlaka toplam oluş içinde anlaşılabilirliğini ortaya koymakla mümkün olabilir. İnsanların turizm içindeki rolleri belirginleştikçe insanlar işlerinde profesyonel olacaklar ve ortaya daha anlamlı bir çaba çıkacaktır.

Bizim yapmak istediğimiz turizmi anlaşılır kılarak sadece hizmet sektörü gibi oluşum dinamikleri değil insan doğasının etkisini ortaya çıkaracak gayreti yaratarak etkinliği olumlu olarak ortaya çıkarmaktır. İnsanları ruhlarıyla yaptıkları işe yöneltmeden etkin oluşum sağlanamaz. Bu da mutlaka anlaşılırlıkla kendini gösterecektir.

Turizm ortaya çıkışı ve gördüğü rağbet ile insanlığın benimsediği ve önemsediği bir yöneliş olmuştur. Gelecekte tüm insanlığın bu sahadan yararlanması da kaçınılmaz bir sonuç olarak görülmelidir. İnsanların böylesi bir tasarım ortamını maksimum faydaya dönüştürmek insanlığa en büyük hizmettir.

k. Örgütlenme Dinamikleri:

Turizmi üç oluşum ile anlaşılır kılmak mümkündür. Birincisi bölgesel manada bir kolektif tasarım olması gerekir. Bunu hiç şüphesiz devlet yaptıracaktır. İkincisi şehir veya kasabaların Nihayet üçüncü olarak tasarlanan ve yönelinen turizm oluşumunu işletme bilincidir.

Turizmde birinci husus beklenen kalitenin oluşturulması olmalıdır. Kalite mutlaka standartlarıyla açıklık taşımalı ve insanların çabaları indoktrine edilmelidir. İkinci husus turizm etkinliğini faydaya dönüştüren olgulardır. Üçüncü hususta hiç şüphesiz tatmin olma seviyesidir. Bu hususları dinamik olarak görmek ve yönetmek topyekun başarıyı anlamak için önemlidir. Etkinliği ölçülemeyecek hiçbir çaba yoktur. O halde turizmi anlaşılır kılmak yapılanmasını yönetmekle olur.

l. Muhafazakar Oluşumlar:

Sistemin tutarlılığı; sistemi anlatan ve çalıştıran mekaniklerin anlaşılır bir bilinç kazanması ile ortaya çıkar. İnsanların inanmaları onların kendi çabalarındaki etkiyi ortaya koyacaktır.

Yerel halkın turizmi benimsemesi kendi öz kültürleriyle turizme katkılarının anlaşılırlık kazanması halinde ortaya çıkabilir. Kültürel tutuculuk oluşumları insanların yöneliş disiplinine çok fazla etki eder. Bu durumda yerel kültür ile turizmin etkilerini paralele sokmak gerekir.

Özellikle dini anlamda kuralları anlaşılır kılmak gerekir. Turizm ortam başkalığının insana verdiği başkalığı özgürce kullanmak anlamı taşımamalıdır. Böyle olunca çevresel faktörlere insanların benimseme oluşunu da eklemek gerekir.

Turizmin doğal güzelliklerden yararlanma bazı yanında yaşama kültür olgularıyla münasebeti önemli bir başkalık olmalıdır. Bu yönüyle anlaşılırlık yaratmak turizmden beklenen faydaya önemli katkı sağlayacaktır.

m. Turizme Verilmesi Gereken Önem:

Turizm ilk bakışta ekonomik bir etkinlik olarak görülebilir. Ancak ortaya çıkan yapılanma kültürel anlamda çok boyutlu bir etki sahası yaratmaktadır. Sağlık ve temizlik açısından sağlanması gereken standartlar yanında çok kapsamlı bir kültür dokusunun aldığı hizmet ve ortaya çıkan tatmin değerleri açısından oldukça kapsamlı bir sonuç yaratılmaktadır. Dolayısıyla gerek yatırım gerek tasarım ve gerekse işletme fonksiyonlarının muteber ve anlamlı olması ortaya çıkan faydayı önemli ölçüde etkileyecektir.

İnsanlar turizmi çok boyutlu olarak bireysel anlamda anlamalı ve faydayı maksimize edecek yönelişi yaratmalıdır. Bu da hiç şüphesiz konunun önemsenmesi ve buna uygun sosyal çabaların yaratılması ile olacaktır.

n. Farklılıkların Tutarlılıkları:

Turizmi bölge bazında bile farklılık yaratacak şekilde ortaya koymak ve bunları sürekli gelişen stratejilerle başkalaştırmak çok kapsamlı bir olaydır. Ayrıca bu farklılıkların kendi içlerinde tutarlı olmasını sağlamakta gerekecektir.

Turizm çok kapsamlı bir bilimsel çabanın ihtiyaç duyduğu çok yönlü bir örgütlenme olayıdır. Dolayısıyla insan tatminini her insanın farklılığına dayandıracak olguları düşünmek ve geliştirmek hem sürekli hem de ihtisas birikimli bir oluş olmalıdır.

İnsanları ilgi sahaları çerçevesinde örgütlemek ve bilinçlendirmek aynı zamanda sürekli gelişen bir mantığı canlı tutmak belki de hiçbir sahada olmayan sektörel dinamikler yaratmayı gerekli kılmaktadır. İhtisaslaşan özel saha branşları hem özel eğitimi hem de sürekli dengelenen yenilenmeyi oluşturacak yönelişi sağlamalıdır.

o. Cazibe Bilinci:

Cazibe kelimesiyle anlatılmak istenen bir etkinlik veya oluşun tasarım ile ortaya konulduğu çekicilik olgusudur. Cazibe yaratmak bir teknoloji – beklenti oluşlarıyla dengelenen bir tasarım becermek demektir. Mesela aqua park bir cazibedir. Bunun gibi ata binmeyi öğrenmekte bir cazibe olabilir. Yüzmeyi stil olarak öğretmekte bir cazibedir.

Turistik yöre mutlaka çeşitli cazibelerle donatılmalıdır ki turist bu cazibelerden etkilensin ve hem vaktini geçirmekten hoşlansın hem de tasarım derinlikleriyle düşünsel etki oluşsun. Turizmin hiç şüphesiz turiste göstermek istediği sadece kültür değildir. Bir kültürün ortaya koyduğu bir şölen gibi algılanmalıdır. Cazibeler farklılıklarını anlaşılır yaptıkça ortaya çıkan faydalarda belirginleşecektir. Böylece turizm kendi çeşitliliği ve derinliği kapsamında çok önemli bir bilim ve tasarım sahası olarak insanlığa katkı sağlayacaktır.

p. Bireysel Turizm:

Gelecekte bireylerin yaratacağı başkalık bazında etki oluşumları ortaya çıkacak ve birey çabaları insanlara cazip gelebilecektir. Aslında buna şimdiden fırsat vermek gerekir. Bir ailenin kendine özgü yaratıcılığı bireysel manada etkileşim sunabilir. Bunu örgütlemek ve işlerlik kazandırmak topyekun turizm olgularının yanında bir çeşitlilik yaratabilir.

Sadece yemek kültürü bakımından ve konuşulan lisan ile insan dinamiklerini anlaşılır kılmakla insanlara etki sağlamak mümkündür. Ayrıca yöresel cazibeleri bireysel manada tanıtmak ve gezdirmek çok daha anlamlı olabilir.

Bireysel turizm öyküsüne köylerde öncelik vermek ve böylece kültürel ve farklılık anlayışlarını geliştirmek faydalı olabilir. İnsanların kaynaşmasına da fırsat verebilecek böyle bir yaklaşım mutlaka önemsenmelidir.

q. Kurumsal Turizm:

Turistik kasaba ve şehirlerde turizm ilgi sahalarına göre kurumsal bilinç ve ihtisas geliştirmek bence çok önemlidir. Böylece turizmin bölgesel manada tekamül ve tasavvur kabiliyetleri gelişebilir ve fark ve faydaları ortaya çıkabilir.

Turizmin anlaşılırlığı yanında tasarım ve tekamülü ancak bireylerin gayretleriyle anlam kazanabilir. Hiçbir şekilde insanların derinlemesine çaba göstermeden tekamül yaratmak mümkün değildir. Turizmin her bir olgusu sonsuz tasarım ve yönetim gayretini benimser şekilde açıklık taşır. Önemli olan büyük tasarımdan işletme yapılanmasına kadar uygun ve canlı bir dengenin oluşmasını sağlamaktır. Bunu örnekleme ve yaygınlaştırma açısından alınacak tedbirlerle dengelemek gerekir.

r. Örgütlenme İhtiyacının Yönetimi:

Turizmin ana direği yatma yeri cazibesidir. Bunun temizlik – bakım ve işletim açısından eğil unsurlarla çalıştırılması önemlidir. Neticede turist kaldığı otelde şehrin kabiliyetleri ve cazibeleri ile aşina olacak ve zamanını planlayabilecektir. Şehrin cazibelerinin çekiciliğini ve faydalanma disiplinini yaratmak ve işletmek gerekir.

Topyekun ortaya konulan başarıyı dengelemek mutlaka uygun yönetim disiplini ile alakalıdır. Bunu tasarlamadan ve sürekli canlı tutacak şekilde çalıştırmada gerekli yönetim uyarlılığı sağlanamaz.Yönetimden maksat turistleri kurallamak değildir. Yönetimin maksadı ortaya konulan tasarımın işlevselliğini sağlayacak oluşum dinamiklerini canlı tutabilmektir.

s. Profesyonelleşme Yöntemi:

Profesyonellik birinci derecede sorumluluk bilinciyle ortaya çıkan bir durumdur. Turizm çeşitli ihtisas derinliklerine ihtiyaç duyan çok boyutlu bir tasarım ve işletme zenginliği taşır. Bu durumda topyekun tasarıma hizmet edecek profesyonellik çabalarıyla denge ve fayda üreten bir yapıya kavuşabilir.

Turizm tasarımı profesyonel yapılanmaya yönlendirilmeden kendinden beklenen faydaları dengeleyemez ve kalite unsurunu yaratamaz. Bu durumda öncelikle kalite standartları ortaya konularak sorumluluk bilincinin aşılanması ve sistemin profesyonel kadrolar yaratmasına imkan sağlanması gerekir.

Ayrıca bölgesel kurumlaşma disiplini ile ilgi sahası ihtisası bu profesyonelleşmeye katkı sağlayacaktır. Böylece ilgi ve daha derinlik kazanacak ortaya tasarım ve işletim dengesi çıkacaktır.
3. TURİZM ÇEŞİTLEMESİ:

Turizmi doğa – kültür ve farklılık bazında ayrı yapılanmalar içinde zenginleştirmek mümkündür. Bu bölümde turizm ilgi sahasının genişliğini ve düşünsel olarak tasarım dengelerini anlaşılır kılmaya çalışacağız. Böyle olunca insanlar başlangıç olarak temel farklılık ve beklenti bölümüne kavuşacaklardır.

Turizm yaygınlığını bütün dünya olarak görmek gerekir. Hatta şehirler zaman içinde kendi tasarım farklılıklarıyla ölçülebilir ve dengelenebilir oluşu yaratacaklardır. Amacımız insana düşünsel manada zenginlik katacak yapılanmaları yönlendirmek ve böylece top yekun insanlığın hayatı zenginleştiren unsurları yaratmasına fırsat vermektir.

İnsan zamanda bulduğu fırsatlarla canlı ve dinamik yaşamayı bir yaşam tarzı olarak görebilmelidir. Bu canlılığı sağlamak içinde sistemin örgütlenmesi ve insanların yaratıcılığına yön vermesi gerekir.

a. Yöresel Varlık sentezi:

Her yerleşim yeri kendine özgü tabiat harikalarına sahiptir. Dolayısıyla ilk önce bu tabiat harikası varlığı doyumsuz cazibe olarak görmek gerekir. Tarihin yarattığı sosyolojik oluşumların öğrenilmesi ve sahnelenmesi yöreye ayrı bir zenginlik katmaktadır. Bundan sonra kültür olguları önem kazanır. Her yerleşim yerine ait mutlaka bir derinlik yaratmış düşünce, mani veya türkü vardır. Folklör ve hikaye oluşumları yöreye diğer zenginlikleri katar.

Yöreyi turizm açısından değer olarak tasarlamak bu konuda düşünsel beceriye ve engin hayal gücüne sahip insanların işi olmalıdır. İşini benimseyen ve insan beğenisiyle zamanı dengeleyen kişiler bu tasarımları gerçekleştirebilirler. Yöre sakinlerinin beğenisiyle bu tasarım oluşlarını dengelemek bence en doğru yol olacaktır.

b. Bireysel Varlık Sentezi:

İnsanların kendi cevherlerini ateşleyebilmesi bunun yolunu bilmek ve yapmak istemekle olur. Yerleşim yerleri şehre katkı açısından insanlara çalışmaya yönelmeleri ve bunun yarışma ve ikramiye kullanmaları bence çok faydalı sonuçlar yaratabilir.

Birey hem şehrine hem de tarihe imza atmayı cazip görmelidir. Bireysel varlığı edebi ürünlerde bulabileceğimiz gibi bilimsel – askeri veya diğer sahalarda da önemsetmeliyiz. Şehrin sportif – sanat – bilim yada sosyalizasyon açılarından yılın gayretini belirlemesi ve bunları tarihe mal etmesi bence bireysel varlığı harekete geçirecektir.

Basın başlı başına önemli bir koldur. Bu kolu üretkenlik, rasyonalite ve sosyalizasyon örgülerinde detaylı olarak kullanmamız gerekir.

c. Örgütsel Turizm ve Beklentileri:

Turizm bölgesini ihtisas alanlarına göre kurumsal yapıya sokmak belki üretkenlik açısından zamana ihtiyaç duyacaktır ama eninde sonunda bu oluşuma dayalı örgütlenme gerçekleşecektir.

Örgütsel turizm problem sahalarını çözme açısından gereken oluşları yaratabilen bir oluşumdur. Tasarlanan turizm örgüsünü canlı ve sürekli yenilenen bir doğa yaratmak örgütsel gerekliliktir.

Turizmin ihtiyaç duyduğu cazibeler ve işletim fonksiyonelliğinin rasyonalitesi kendini yeniler özellik taşırsa geleceğe daha uygun bir oluşum meydana gelebilir. Böyle olunca zamanın bölgeye faydaları taşıması ve cazibe oluşlarının yenilenmesi imkanı doğacaktır.

d. Değerler Bilinci:

Şehri turistik olarak albeni ile hazırlayan sistem mutlaka kendi kültüründeki değerlere önem vermelidir. Turizm ilk etapta sağlık problemlerine cevap üretebilmelidir. Bunun kalitesini kabul edilebilir seviyede oluşturmak önemlidir. İkinci olarak temizlik olgusu önemlidir. Üçüncü olarak işletim sistemlerinin tutarlı ve duyarlı olması gerekir. Dördüncü olarak turistin tatminkarlık seviyesini gözlemlemek gerekir. Beşinci olarak ders almayı bilmek önemlidir ve sistem bundan yararlanabilmelidir.

Turizmi kurumsallaştırmak şehre kalite açısından gerçeği görme imkanı sağlamalıdır. Eğitim tedbirleri ile zihniyet oluşumu etkilerini yaratmak ve sürekli geliştirmek gerekir.

e. Dağ Turizmi Enstantaneleri:

Dağ turizminin ana örgüsü temiz hava ve yüksek irtifanın yarattığı faydalardır. Dağcılık çok özel kişilerin bireysel tatminleri açısından önemsenmelidir. Dağcı karakteri bence sabrın tutarlılığının sembolüdür. Vücudun dayanıklılığı ve aklın yaratıcılığını birlikte kullanan başka bir saha galiba yoktur.

Dağ turizmi yürüyüş ve eşsiz doğa manzaralarının insana yansımasını yaşatır. Dağcıların hem bireysel hazırlık tasarımları hem de arkadaşlık oluşumları çok özverili ve güzeldir. Dağın sahip olduğu güzellikler yanında kendine göre sistematik bir örgütlenme ihtiyacı da önemlidir.

Yüksek zirve noktalarına ulaşma istekliliği insan doğasındaki hükmetme oluşunun yansıması gibi düşünülebilir. O halde dağcılık her bireye gösterilmeli ama herkesin dağcı olması istenmemelidir.

f. Kış Turizmi Enstantaneleri:

Kayak yapmak fizik kondisyon açısından önemli özellikleri gerekli kılar. Kaymak uçmak kadar kendisine özgü haz yaratan bir sportif oluştur. Karın temizliği ve parlaklığı insana çok değişik haz verir. Kayak ile yaşanılan olguları analiz ederek insanlara bu yönelişi önemsetmek gerekir. Kayak ile ilgili becerinin özellikle küçük yaşlarda kolay kazanıldığı unutulmamalıdır. Bence kayak kaymayı buna imkan bulan herkes öğrenmeli ve tadını çıkarmalıdır.

Kış turizminin gece ve kayak zamanları dışındaki arkadaşlık ve eğlence oluşlarına katkısı çok güzel olarak algılanmalıdır. Ayrıca temiz havada mangal ve sıcak şarap içilerek başkalıklar yaratılabilir. Soğuk havada özellikle şömine karşısında eğlenmek, fıkralar anlatmak, şarkılar söylemek çok eğlenceli olmalıdır.

g. Zamanın Yönetimi ve Fayda:

Tatil genellikle sayılı gün olacaktır. Bu sayılı günün değerlendirilmesi hem hoş zaman geçirme hem de sağlık – öğrenme ve yenilik yaşama bakımından aradığımız faydalarla bütünleşmelidir. Bu oluşun fayda olabilmesi için bize duygusal veya mantık çerçevesinde bir hatıra bırakması gereklidir. İnsanlar yenilikleri ve farklılıkları önemserler. Zira bunlar onların dağarcıklarına katkı yaratırlar.

Zamanın algılama, insanı yorma ve tatminkarlık açılarından planlanması mutlaka her insan için farklı anlayışlarla gerçekleşecektir. Bu farklılığı göz önüne alarak program oluşturmak zaman içinde kazanılacak tecrübelerle gelişecektir.

İnsanlara tercih olanakları yaratmakta önemlidir. İnsanın biyoritmi açısından her zaman aynı kalıba uymayı benimsemeyeceğini göz önünde tutmak gerekir.

h. Yaz Turizmi Enstantaneleri:

Yaz turizmi denizle bütünleşmek durumundadır. Buna göre kademeli olarak; yüzme öğrenmek, yüzme stillerini geliştirmek, derine dalmak, yelken kullanmak, yatçılık yapmak hep kademe kademe edinilecek kabiliyetlerdir. Dolayısıyla uygun yaştan itibaren bu yeteneklere ulaşmayı hedef almak gerekir.

Yaz turizmi güneş ve tuzlu su banyosu faydaları açısından da tatminkar alışkanlık yaratmayı düşünmelidir. Güneşte fazla kalmak, denizde çok uzun süre kalmak vücudu yorar ve sorun yaratır. Bunları göz önünde tutmak gerekir.

Deniz ile bağlantılı çok geniş bir tatil potansiyeli bugün zaten yaratılmıştır. Bunları değişiklikleri ve tutarlılıklarıyla dolaşmak ve her birinin farklılığını yaşamak mutlaka çok zevkli ve anlamlı olacaktır.

i. Tatil Köyü Konsepti:

Tatil köylerinin bugünkü uygulama şeklini insanların sağlıkları ve zamanı değerlendirme bilinçleriyle geliştirmeleri gerektiğini düşünüyorum. Her bir tatil köyü kendine seçeceği öncelikleriyle yaz – kış turizmi mantığında sağlık ve tatmin duyarlılıklarında olanak sunmayı ve bu olanakları tatminkar şekilde işletmeyi önemsemelidir.

İnsanların daha güzel veya daha yakışıklı olmalarına onların sportif imkanlarla uğraşmaları katkı sağlayacaktır. Bunun bilincinin geliştirilmesi ve insanların kolektif sporlarla da oryante olması bence çok önemlidir.

Kültür olguları ve oyun alternatifleri insanlara cazip gelebilmelidir. Beğenilmeyen yada önemsenmeyen oluşlarda ısrar etmek yerine daha cazip yöneliş oluşumlarını yaratmak bence daha önemlidir.

j. Kasaba Turizmi Konsepti:

Kasaba turizminin özel yanı kendine özgü farklılıkları yaratabilme imkanı olmasıdır. Kasaba doğal güzellikleri yanında turizmi yorumlamasıyla özellik kazanacaktır. Turizmin bir tasarım ve zamanı kullanım bilinciyle anlam kazandığı gerçeği ortadadır. Kasabaların potansiyel turizm kapasiteleri de kısıtlı olacağından ortaya konulacak cazibeler ve eğlence tatil etkinlikleri halkla bütünleşme kazanacaktır. Böyle olması kültür tasviri ve etkileşimi yaratacak ve daha renkli hatıralar türetebilecektir.

Her kasaba kendi örgütlenmesini bu bağlamda ihtisas ve yaratıcılıkla bütünleştirmeyi önemsemeli ve özellikle farklılıklarını iyi yorumlayabilmelidir.

Zamanın mekan içindeki tutarlılığı kasaba turizmi açısından kolaylık sağlar. Böyle olunca aktiviteler daha tutarlı ve anlamlı oluşturulabilir.

k. Şehir Turizmi Konsepti:

Şehirlerin sanat etkinlikleri bence fark yaratabilecek özellikler sağlayabilir. Tiyatro ve diğer sanat etkinlikleriyle halkın örgütlenmesi ve turisti bu oluşumlar içinde eğitmesi ve etkilemesi çok anlamlı olacaktır. Şehirlerin kendilerine özgü cazibeleri yaratması belki zaman alacaktır ama mutlaka önemsenecektir.

Şehrin büyüklüğü ile sosyalizasyon ve eğlence etkinlikleri turizmle ilişkilendirilebilir. Böylece hem etkileşim artacak hem de üretkenlik anlam kazanacaktır.

Şehirlerin yakın planlarında kalan tarih olguları, görsel güzellikler ve etkinlik alanları da içi ve dış turizm olgularıyla dengelenebilir.

l. Ülke Turizmi Konsepti:

Ülke kendi turistik olgularını öncelikle kendi vatandaşları kapsamında olgunlaştırmayı hedef almalıdır. Ülkenin yarattığı turizm alanları ve etkinlikleri hem iç turizm hem de zamanla dünya milletlerinin faydasına sunulacak şekilde dizayn edilmelidir.

Amaç her insanın bütün turizm alanlarını kullanmasını sağlamak ve böylece farklılık dizaynına dayalı bir anlayışı yaratmaktır. Farklı olan dizayn ve kültür – doğa olgularıdır. İşletme – sağlık – temizlik açısından rasyonel davranmak önemlidir.

Turizm yatırımları açısından çok rasyonel davranmak ve zamanla yenilenmeyi esas almak gerekir. Böylece yenilenen farklılıkları takip etmekte bir faaliyet haline gelecektir.

m. Dünya Turizm Çeşitliliği:

Dünya bugün bile yarattığı farklı olgu ve cazibelerle insan için yeterince fazla etki yaratabilmektedir. Bu durumda bölgesel ve ülke temelli yaklaşımlara öncelik verilmesi ve böylece yakın mekan anlayışıyla turizmi potansiyel olarak geliştirmek daha anlamlı olacaktır.

Dünya genelinde insanlara yöneliş etkinliği verebilmek bakımından özellikle gelişmemiş yörelerin potansiyeli etkilenmelidir. Böylece hem ekonomik olarak hem de kültürel etkileşim açısından fayda beklentileri yükselecektir.

Turizmin başkalık ve farklılık bazında teknoloji – tasarım etkinlikleriyle öncelikli araştırma sahası olması gerekir. Bu özelliği zaman içinde tasarımcılar yaratacak ve turizm çeşitliliği gelişerek yayılacaktır.

n. Zaman ile Tarih Bileşkesi:

Bir çok turistik yerleşim yeri tarihi kalıntılara sahiptir. Bu kalıntıların yaşandığı zamanla bağlantılı canlı birer özellik kazanması eminim ki birçok entelektüele cazip gelecektir. Böylece tarih ve sosyoloji açısından örneklemeler turizm için cazibe olarak düşünülebilir. Önemli olan bu cazibeyi izlenmeye – görülmeye değer kalıba sokabilmektir. Kalıntıların ve burada yaşamış olanların teknolojik imkanlarıyla başardıkları yaşamı yansıtmaları çok ilgi çekecek ve insanlara canlı tarih – sosyoloji olgusu kazandıracaktır.

Böylesi bir çaba düşünen insan modeli için bence çok önemli görülmelidir. İnsanın geçmişteki kabiliyetleriyle bugün arasında çok fazla fark vardır. Ancak insanlığın kendi oluşumunu öğrenmesi, yaşayarak hissetmesi insanlığın duruşuna katkı sağlayacaktır.

o. Köy Turizmi Enstantaneleri:

Köyü ben tarım – hayvancılık açısından örnekleyecek çok şeyi olduğu şeklinde düşünüyorum. Mesela köylerde ata binmek atla yaşamayı öğrenmek bir çok insan için anlamlı olacaktır.

Köylerde köy hikaye ve kendi duyarlılıklarını ön plana çıkaran hususları hayata resmetmek mümkündür. Köy halkının şehirde tanımak istediği kişileri misafir etmesi gibi bir etkileşimi de yaratmaya çalışmak gerekir. Böylece şehirli köylü kültür kaynaşması oluşur ki bu çok özel bir etkileşim yaratır.

Şehirde oturan biri dört günlüğüne yarım saat ötedeki bir köyde yaşamaya gidebilmeli ve böylece hem köy rasyonalite hem de şehirli ferahlık kazanmalıdır.


p. Bireysel Turizm Dinamikleri:

Bireysel turizm köyde – şehirde ya da kasabada oluşabilir. Bunun örneklemesi ve teşvikleri yapılabilir. Böylece insanlar diğer insanlarla etkileşim yaratırlar ki ben şahsen böyle bir girişimin çok fazla taraftarıyım.

Turizme turistik yerde de bireysel bazda yemek kültürü veya eğlence – sanat aktivitesiyle renklilik katılabilir. Bu davranış modeli insanların sosyalitesini çok önemli olarak geliştirebilir.

Ailece değişik yörelerden değişik ailelerle tanışmak ve onlarla ortaklık tesis etmek bence çok kapsamlı bir dayanışma mantığı yaratabilir.

q. Kültür Turizmi Öncelikleri:

Yöreler kendi özelliklerini ön planda tutarak milli veya evrensel tasarımlı festivaller ve fuarlar düzenlemeyi önemsemelidirler. İnsanların bu kültür arayış ve sentezleri kendi duyarlılıklarının gelişmesine imkan verecektir.

Yarışmalar, eğlenceler, sanat – spor aktiviteleri, piknik partileri hep özendirilecek konulardır. Kültür farklılıklarını acayip karşılamak yerine bu oluşumu yaratan fonksiyonları analiz etmek daha ilginç olmalıdır.

Hayatı renklendirmek açısından yeni kültürel kazanımlar planlanmalı ve bunlar beğeni değerlerine göre yenilenmeli ve geliştirilmelidir.

r. Yöresel Örgütlenme Bilinci:

Turizm oluşumlarını ihtisaslandırma açısından kontrol ve tasarım yönlendirmesini yöresel anlamda oluşturmak ve işletmek gerekir. Böyle olunca yöre kişilik kazanarak kabiliyetlerin ortaklaştırılmasından önemli bir rasyonalite kazanacaktır.

Örgütlenmenin vizyon ve strateji kapsamlı yönlendirilmesi ve bunun zamana ve mekana etkisinin gözlenmesi konularında duyarlı yaratılması gerekir. Eğer böyle olursa hem yöresel örgüler birbirlerine katkı sağlar hem de profesyonellik bilinci olgunlaşır.

Tasarımın anlaşılırlığı ve benimsenmesi önemlidir. Bu nedenle bireysel profesyonellikten azami istifade edilmesi önemlidir. Bunu yaratmak için yönlendirmeler yapmak, tecrübe kazanmak ve ihtisas kazandırmak önemli olarak anlaşılmalıdır.

s. Bölgesel Örgütlenme Bilinci:

Bölge kapsamında bir veya daha fazla şehir düşünülmüş, kültür olguları açısından bölgenin belirlenmesinin öncelik taşıması ön görülmüştür. Bölge genel anlamda tutarlılıklarını ve detaydaki turizm çeşitliliklerini anlaşılır yapmak zorundadır. Bu konu daha kapsamlı üst seviye öncelikler taşımalıdır. Bölgenin yörelere nazaran daha kapsamlı bakış açılarına ihtiyacı vardır. Ulaşım imkanları, su gereksinimi yada liman ihtiyacı hep bölgesel planlama faktörleri olmalıdır.

Bölge – ülke turizm stratejileri ve işlevsel dinamikleri gelişim – uygulama tercihleri ile dengelenen mekan – zaman disiplinini kontrol edeceklerdir. Böyle olunca kolektif manada konseptler tutarlılık ve işlerlilik kazanacaklardır.

t. İşletme Bilinci Önemi:

Memnuniyet derecesi işletme becerisinin ana göstergesi olmalıdır. İnsanların göreve oryantesi ve kişilerin kendi bireysel katkıları önem ve öncelik taşımalıdır. İşletmelerin kalite bilinci ile bütünleşmeleri ve böylece tutarlı ve anlamlı çaba üretmeleri gerekir.

İşletme bilinci bireysel eğitim ve tecrübe oluşları yanında benimseme ve liderlik olgularıyla da ilişkilidir. İşletme sağlık ve beslenme olgularıyla da ilişkilidir. İşletme sağlık ve beslenme olgularında temizlik ve huzur duyarlılıklarında önemli öncelik taşımalıdır.

Bir otelin standart temizlik fonksiyonu bence turisti ilk etapta etkileyebilecek faktördür. Yeteneklerin beğeni kazanması çeşitliliği ve yemek yeme ortamının tutarlılığı, eğlence açısından duyarlılık taşıyan alternatifler yaratılması önemli hususlar olarak görülmelidir.